Atatürk Yozgat’a ceza verdi mi, baba…
Nereden çıktı oğlum…
Atatürk Yozgat’a ceza verdi diyor arkadaşlarım.
(Bu sohbeti 11 yaşındaki oğlumla ediyorum.)
Hiç düşünmeden şu yanıtı veriyorum:
- Bak oğlum, öyle bir şey söz konusu olamaz. Bugüne kadar memleketine hizmet etmekte yetersiz kalan siyasetçilerimiz/yöneticilerimiz maalesef böyle bir bahaneye sığınmışlar. Gerçekleştiremedikleri hizmetlerin bahanesi olarak ‘Atatürk Yozgat’a ceza verdi’ şeklinde bahanelerle savuşturmaya çalışmışlar.
* * *
Ama mızrak çuvala sığmıyor.
Artık ne Atatürk’ün sözde Yozgat cezasına inanıyor Yozgatlı ne de bahaneler geçerlilik buluyor.
Gelelim Yozgat’a olan bakış açımıza.
Ne çok seviyoruz değil mi memleketimizi, ecdat topraklarını, doğduğumuz diyarları.
Ya da çok sevdiğimizi zannediyoruz.
TRT1 ekranlarında yayınlanan ‘Gönül Dağı’ isimli dizi ile daha mı çok sevdik Yozgat’ı?
Daha mı farklı geldi 66…
Nörüyon’ların manası daha tatlı geldi duygu dünyamıza…
‘K’ yerine kullandığımız ‘G’ harfi aslında ne hoş düştü gönül alfabemize.
Aslında ‘Eskipazar’, şehrin göbeğindeki ‘saat kulesi’, ‘Neşet Ertaş’ ezgileri, ‘Bozkırın serin/sıcak esintisi’, Abbas Sayar’ın ‘Yılkı atları’, ‘Mustafa Çiftçi’nin bakış açısı, insanımızın ‘Ruh hali’, ‘Aşkları/duyguları’ ne de güzelmiş!
Bir Gönül Dağı dizisi meğer nelere kadirmiş!
Ayna tuttu Yozgatlılığımıza bir dizi.
7 bölüm geçti sanırım.
İzledikçe kendimizden bir parça buluyor, kah duygulanıyor kah tebessüm ederek izliyoruz.
Bizi daha çok sevdik, cam ekran ardından izlediğimiz her bölümde.
Aslında bizden olanın kıymetini bilmek adına iyi bir idrak vesilesi değil mi?
Kadir kıymet bildik yaşadığımız toprakları.
Keşke diyoruz şimdi de. Keşke dizi Yozgat’ta, bir ilçesinde, ya da beldesinde çekilseydi değil mi?
Şu sıra daha çok dillendiriyoruz bu talebi.
Evet Yozgat’ın bir köşesinde çekilseydi, daha çok yansıtsaydı bizi.
Bizim için asıl olan nedir biliyor musunuz?
Bize yansıttıkları…
Gönül dağından gönül dünyamıza düşenler.
Yozgat’ı meğer ne çok seviyor, gönlümüze sığdıramıyormuşuz.
Diziye ilham kaynağı olan hikayelerin yazarı hemşerimiz kıymetli ağabeyim gönül insanı Mustafa Çiftçi ile diziye dair son yaptığımız söyleşide Yozgat’ı eleştirenleri, acımasızca yerden yere vuranları biraz insaflı olmaya davet etmişti.
Gönül Dağı dizisi aslında bize bizi fark ettiren, gönül dünyamızda küllenen duyguların ekrana aksetmiş hali.
Biraz muhasebe etmek, memleket sevdamızı duygu dünyasında yoğurmak adına ne güzel bir fırsat.
Evet dizi Yozgat’ta çekilseydi ne hoş olurdu değil mi?
Bu talebi bir basın mensubu olarak dillendirmeye, mümkünse çekimlerin yapıldığı yere gidip yapımcı ve yönetmenle bizzat bu talebi görüşeceğime emin olabilirsiniz.
Fakat gelin filmin nerede çekildiğine çok fazla takılmadan, bizi bize anlattıkları ile bizi fark edelim.
Gönül dünyasında buluşmaya ne çok ihtiyaç duyduğumuzu biraz daha ‘gönül dağından’ kopanlarla yaşayalım.
Yoksa çocuklarımızı, sevgiden yoksun bıraktığımız bu toprakların kaderinin Atatürk’ün cezasından ibaret olduğu yalanı ile avutanlar çok olur.