İnisiyatif alan mı olmalı,
İnisiyatiften kaçan mı?
Siyasetin adamı mı olmalı,
Siyaseti kurumu adına kullanan mı?
Makamdan mı güç almalı,
Makama mı güç katmalı?
Etliye-sütlüye karışmadan oturmalı mı,
Yoksa…
* * *
Evet, yoksa ne olmalı/ne yapmalı?
İçinde bulunduğumuz düzen öyle bir yapıya sahip ki, liyakati kavramdan ve okullarda ders kitaplarının dışına çıkmayan bir değer yargısı haline getirdi.
İnancı gereği liyakati esas alması gereken devletin sistem yapısı, daha çok siyasetin seçtikleri ile yetinmek zorunda kalıyor.
Ha, siyaset her daim mi liyakatsizleri tercih ediyor?
Her daim olmasa da maalesef…
Devlette en önemli liyakat, öncelikle birilerinin, grupların ADAMI değil devletin ADAMI olmaktır.
Yakın tarihte emniyet teşkilatında, askerde devlet adamı hüviyetinin ne anlama geldiğini pekala gördük.
Allah, öyle bir imtihandan geçirdi ki milletimizi, ihanetin alçak yüzü ile birlikte ikinci bir imtihandan daha geçtik.
Gözlerimiz o karanlık gecede devletine sadık, vatansever askerleri, polisleri, memurları, devlet adamlarını aradı.
Bir mum alevi misali, her karanlığa küçükte olsa bir ışık.
Şükürler olsun, Allah’ın sevgili milletiymişiz ki bunca ihanet oyunlarına, gruplaşmalara, adamın adamı yapılara rağmen, yani rağmenlere rağmen devletimiz ayakta kaldı.
Ne kadar şükretsek azdır!
* * *
Bu gerçeklerden hareketle gelelim makam sahibi bürokratlara.
Beklentinin adı: İrade almasını bilen devlet adamı bürokrat yapısı.
Duygusal baktığınızda kulağa hoş geliyor, işte diyorsunuz olması gereken bürokrat yapısı.
Ama mevzu duygusallık dışına çıktığında siz ne kadar liyakat ehli olursanız olun hareket alanı bırakmayan, robotlaştıran, düşünmekten uzaklaştırdığı gibi irade alma cesaret ve heyecanınızı kaybettiren bir sistem.
Bu sistem aslında siyasetten bürokrata bulaşan bir hastalığın ta kendisi.
Düşünmesin, üretmesin, hareket etmesin ve mümkünse bana rakip olmasın!
Bugün siyaseti adam yoksunu bırakan hastalığın ta kendisi.
Şuan maalesef bürokrasi makamların sahibi irade ortaya koyan yönetici kavramını bitirmek üzere.
Yozgat’a baktığımda bürokratı mı eleştireyim ona cesaret vermeyen siyasete mi, yoksa iradeye şerh düşen sisteme mi?
Bilemedim vallahi…