Cumhurbaşkanı Yardımcısı, hemşerimiz Sayın Fuat Oktay’a geçmiş olsun dileklerimi göndererek söze başlamak istiyorum.
Bizden olan,
Bizim gibi düşünen,
Aynı topraklarda büyüdüğümüz,
Aynı yollarda yürüdüğümüz,
Bir Devlet Adamı Sayın Fuat Oktay!
Katıldığı programda konuşma yaparken rahatsızlandığı anları büyük bir üzüntü ile izledim.
Bizden olanın kıymetini bilmek dedim ya.
Bizden biri, ekranların başında, devlet adamı kimliği ile konuşma yaptığı sırada bir anda rahatsızlanıyor.
Ekran karşısında izlerken hiçbir şey yapamamanın çaresizliğini hissediyor insan.
Allah korudu…
Milleti adına, devleti adına gece gündüz demeden nasıl bir mücadele verdiğini az/çok biliyor, görüyoruz.
Anadolu ruhuna sahip bir Cumhurbaşkanı Yardımcısı.
Yozgat hassasiyetleri olan bir Yozgatlı.
Daha ne isteriz ki!
Neden bunları yazıyorum?
Bizden olanın kıymetini bilmek dedik ya;
Bizden olanın kıymetini ya bu dünyadan ya da Yozgat’tan göçtüğünde anlıyoruz.
Bir olumsuzluk mu yaşanmalı mutlaka, bir eksiklik, bir yokluk.
Nasıl bilirdiniz sorusundan önce iyi bilmek adına karşılıklı iyi düşünmek çok mu zor.
Yaşım ilerledikçe istemeden de olsa insanların içine düştüğü çıkar çatışmalarına daha çok şahitlik ediyorum.
Daha çok entrikalı bir hala geliyor dünya, daha çok hırs, daha çok kazanmak.
Bir dünyanın yalan olduğunu bile bile o dünyaya çivi çakmaya çalışmak.
Çocuklarımızı da o duygu ile büyütüyoruz.
Sanal dünyada vicdandan, paylaşmaktan, duygu yoğunluğundan uzak bir yaşamı hakikat gibi görüyorlar.
Sonrası hüsranlar, çıkar çatışmaları, duygu dünyasından uzak bir ömür.
Hülasa, bizden olanın kıymetini bilerek başlamalı hayata.
Bu gün hangi konuyu kaleme alacağımı planlarken bir anda Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın rahatsızlandığı haberini büyük bir üzüntü ile aldım.
Şükürler olsun rahatsızlığı yorgunluktan kaynaklanmış.
Bir hemşerim, iyi bir devlet adamı olarak tanıdığım, bildiğim ve inandığım bir değer Sayın Oktay.
Allah gücüne güç katsın hizmetleri daim olsun inşallah.
Son söz, bizden olanın kıymetini lütfen bu dünyada iken bilelim.