Çok Kıymetli Gönül Dostları;
5 Mayıs akşamı başlayan ve 6 Mayıs akşamı sona eren; kışın bitip sıcak günlerin başladığını müjdeleyen; bolluk, bereket ve tabiatın uyanışını simgeleyen HIDIRELLEZ; Uluğ Türkistan’dan Anadolu’ya, Kırım’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Kafkaslara kadar Türk Dünyasında ve gönül coğrafyalarımızda kutlanan bir halk şenliği olarak yaşayan kültür değerlerimizden birisidir.
Ölümsüzlük sırrına eren ve dünyada darda kalanların yardımcısı olduğuna inanılan Hızır Aleyhisselâm ile denizlerin hâkimi İlyas Peygamberin yılda bir kere yeryüzünde buluştuğu gün diye kabul edilen Hıdırellez; folklorik mîras olarak halkın topluca kutladığı bir bayramdır.
Kadim kültürümüzde; 5 Mayıs gününün akşamında insanlarımız isteklerini bir kâğıda yazar ve gül ağacının dibine gömerlerdi.
Halkımız eski bir âdet olarak bu akşam meydanlarda ateş yakıp, alevlerin üzerinden atlar ve böylece Hıdırellez vesîlesiyle insanımız; dileklerinin yerine geleceğine, hastalıklarından kurtulup şifâ bulacaklarına ve rızıklarının da artacağına inanırlardı...
Baharın/yazın habercisi olan, hayır ve bereketi ziyâdeleştiren Hıdırellez’e kudemâ “Rûz-i Hızır” derdi...
Hıdırellez’in; ülkemize emniyet, ehliyet, kudret ve bereket; devlet adamlarına adâlet, hamiyyet, ferâset ve basîret; Türk Dünyasına “fikirde, dilde işde” birlik, berâberlik, mesûliyet ve mükellefiyet; İslâm Âlemine akıl, vahdet, uhuvvet ve muzafferiyet; insanlığa barış, sükûnet, ülfet ve ünsiyet getirmesi için duâ ediyoruz.
İnsanımızın gönlüne ve beşeriyetin yüreğine Hızır Aleyhisselâmın elinin değmesi; milletimizin, devletimizin ve cümle mazlumların ufkuna zaferle tüllenen müjdeli şafakların ebediyyen doğması niyâzıyla Hıdırellez Bayramınızı tebrik ediyorum.
Bâkî selâm ve muhabbetlerimle...