Bir makama oturmaya görün, neler neler gelir başınıza.
Özellikle de icraat ve iktidar makamındaysanız.
Bir siyasi partinin il başkanına dair görev ve sorumluluklarını hatırlatmak değil niyetim, lakin yakın zamanda koltuğa oturan AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer’e dair konuşmak istiyorum.
Sayın Başer, 13 Ocak’ta yapılacak genel kurulun arından koltuğuna tam anlamıyla oturmuş, kongre sonrası il başkanı hüviyetine kavuşmuş olacak.
Şimdiden hayırlı olmasını temenni ediyorum!
Sayın Başer, koltuğa henüz oturmuşken bazı çevrelerden ‘icraat söylemleri’ yükselmeye başladı.
Amaç ve gayeleri ne olursa olsun bir il başkanının üstelik henüz koltuğa oturmuş bir il başkanının ne gibi icraatı olabilir?
Ya da…
Görevi devralmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ı ziyaret eden bir il başkanı ayağının tozu ile Yozgat’a ne isteyebilir?
Evet, iktidarın il başkanı olmak önemli sorumluluklar yüklüyor.
Aynı şekilde tüm siyasi partilerin il başkanları sorumluluk sahibi olmak zorunda, ki iktidar partisini temsil ediyorsanız icraat adına beklentileri insanlar somut olarak görmek ister.
Fakat AK Parti’de ne hikmettir ki, bu kez biraz erken harekete geçti bazı çevreler.
Yusuf Başer’den dünden bu güne icraat bekleyenler olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı makamından Yozgat adına yatırım kotarmasını bekleyenler/bekliyor gibi görünenler oldu.
AK Parti’de parti içi siyasi algı oluşturmak isteyenler, bu süreçte farklı söylemlerle şimdiden farklı duruş sergilemeye, algı oluşturmaya başladı. Aslında süreç beklenildiği gibi devam ediyor. Bundan sonrası Sayın Başer’in ortaya koyacağı duruşla şekillenecek!
AK Parti’nin en önemli rakibi ve muhalifi yine kendisi.
Bu süreçte, Sayın Başer’in ortaya koyacağı kararlı duruş, parti içinde farklı algı oluşturmak isteyenlerin amaçlarını bertaraf edecektir.
Elbette ki AK Parti il başkanı sadece parti içi toparlanma ya da üye/oy kaygısı ile çalışan bir yönetici olmayacak/olmamalı da.
Lakin il başkanını ilk günden koltuğuna sıkıştırma hareketi çok da samimi gelmiyor!
AK Parti’de yeni dönemi konuşurken parti içi dağınıklık, yorgunluk, küskünlük gibi kavramlarını her fırsatta dile getirdik.
Tüm bunların yanında parti içi siyasi algı peşinde olanlar var ki sanırım en tehlikelisi bunlar.
Bundan sonraki süreçte Sayın Başer’in işi bundan sonra zor ama imkansız değil.
Zor olanı daha önce de konuştuğumuz gibi toparlanma ve yeni bir güzergah belirleme adına insanları belirli bir vizyonda buluşturmak.
Yusuf Başer, bu şehirde belediye başkanlığı da yapmış, siyasi tecrübesi olan bir isim.
Kendine göre hesapları, planları, hedefleri ve ekibi olacaktır.
Neyle, kimlerle, görünen ve görünmeyen siyasi algılarla nasıl mücadele edeceğini pekala biliyordur.
Fakat bir basın mensubu AK Parti’nin içinde bulunduğu sürece mercek tutuma gibi de bir sorumluluğumuz var.
Görünenlerini inatla görünmez kılan, görünmezler üzerinden plan yapanlar AK Parti üzerinden (Büyük bölümü AK Partili) algı oluşturmanın derdinde iken gerçekleri konuşmak gerekiyor!
Zamanı beklemeyenleri şimdilik zamana bırakalım!