'Kur'an'ın şümûlünü kavramaya meyyal, çok keskin bir zekaya sahip, şair ruhlu bir Alman mütercimin, Şark'ın mehtaplı berrak seması altında ve İlahî vahyin geldiği yerde kuracağı çadırda Kur'an'ı bir peygamberin ruh hali içerisinde okuduktan sonra tercümeye başlaması en büyük arzumdur' (Mommsen, Im Islam, s. 149). Goethe daha sonra, özellikle Ludovico Marraccius'un Arapça'dan Latince'ye yaptığı tercümeden faydalanarak on ayrı sureden bir 'Kur'an özeti' (Koran Auszüge) meydana getirdi. Bu esere aldığı sureler incelendiğinde onun Kur'an-ı Kerim'deki, düşünenlerin Allah'ın varlığının ve birliğinin delillerini tabiattaki tecellilerde müşahade edeceklerine ve Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın insanlık için yüklendiği göreve temas eden ayetlere özel bir ilgi duyduğu görülür; bilhassa Allah'ın birliği esasının vurgulanması çok dikkat çekicidir. Bu çalışma sırasında ilgisini Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın görevi ve şahsı üzerinde yoğunlaştırması onu 'Mahomet' adlı büyük bir tiyatro eserinin hazırlığına yöneltti. Taslak halinde kalan bu drama hakkında gerek kendisinin verdiği bilgilerden, gerekse ölümünden sonra ele geçen bazı müsveddelerden işlemeyi düşündüğü ana temanın tevhid akidesi olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu esere için kaleme aldığı, Hz. Ali ve Hz. Fâtıma arasında karşılılı terennüm şeklinde geçen bir parça, sonradan müstakil bir şiir halinde ve 'Mahomets Gesang' (Muhammed'in Nağmesi) adıyla Göttinger Musealmanac dergisinde yayımlanmıştır (1774). Şiirde kayalar arasında doğmuş bir nehre benzetilen Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın manevi gücünün kardeşleri olan ırmak ve dereleri de bünyesinde toplayarak okyanusa (Allah'a) ulaşması ifade edilmektedir."
"Goethe, Wetzlar'da iken Herder'e yazdığı bir mektubunda şöyle demiştir: 'Kur'an'da Mûsa'nın dua ettiği gibi dua etmek istiyorum: Ya Rabbi, benim dar olan göğsümü genişlet' (Goethes Briefe, I, 132)"
"Goethe, Napolyon'la Rus Çarı I. Aleksandr arasında cereyan eden Erfurt buluşması sırasında (27 Eylül-14 Ekim 1808) Napolyon'la görüşmüş ve edebiyat ağırlıklı sohbetlerinde söz Voltaire'in Mahomed adlı kitabından yaptığı tercümeye gelince Napolyon eserin aslı için, 'Bu iyi bir eser değil, dünyaya diz çöktüren bir kişi hakkında o kadar uygunsuz ve yanlış tasvirler yapmak çok yakışıksız ve âdi bir şeydir' demiş, Goethe'yi ise çok takdir etmiştir."
devam edecek...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.