Yaşlanıyoruz ve evlenip çoluk çocuğa karışmak istemiyoruz. Böyle giderse Türk toplumu da yaşlanacak ve emekli toplumların arasına girecektir. Genç nesli kaybedeceğiz. Bu gelişmelerin en kötüsü de aile yuvalarının dağılıyor olması ve yuva kurmaktan kaçınır hâle gelmemizdir. Atalarımız “Yuvasız kuş olmaz.” derdi; evet, yuvasız Türk, yuvasız aile olmaz.

Bizi yaratan yüce Rabbimiz ne buyuruyor? “İçinizden, kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, Allah’ın varlığının delillerindendir. Bunda, düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”

Evet, huzura kavuşacağımız, mutlu olacağımız eşlerle yuva kurmak helal ve mubahtır. Çocuklar da o yuvanın meyveleridir. Meyvesiz ağacın da kimseye bir faydası olmaz. İnsan nesli kurulan bu yuvalarla muhafaza edilir ve insan onurlu, mutlu ve refah içinde yaşar. Bunun zıddı zinadır. Zina da kişinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi demektir ki bu da inancımıza göre haram kılınmıştır.

Bu konuda Peygamber Efendimiz de şöyle buyuruyor: “Evleniniz, çoğalınız; çünkü ben kıyamet gününde ümmetimin çokluğu ile iftihar edeceğim.”

Evlilik, bir nikâh ahdi ile başlar; eşlerin birbirine saygısı ve sadakati ile devam eder. Eşlerin kişi hak ve hukukuna bağlı kalması, birbirine ihanet etmemesi oldukça önemlidir ve bu, nikâhın da bir şartıdır. Nikâhsız birliktelik meşru ve helal değildir.

Neslin devamı için erkek ve kadının birlikte olması doğaldır ve insani bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç tüm canlılar için geçerlidir. Bu nedenle dinimiz İslam, meşru olan nikâhı teşvik etmektedir.

Nikâh dışı birliktelik nelere mal olur? Birincisi insani değildir, ikincisi zinadır ve kişi hakkının ihlalidir. Bu birliktelikten çocuk doğduğunda genellikle çocuk ya öldürülmekte ya da terk edilmektedir. Her iki durum da cinayettir ve insan neslinin katlidir.

Son dönemlerde ülkemizde evlilikler boşanma ile sonuçlanmakta ve yuvalar dağılmaktadır. Gençler evlense bile çocuk yapmak istememektedir. Nesil yaşlanmakta, toplumun dinamikleri yok olmaktadır. Bu durum, devletin geleceği için oldukça önemli bir sorundur. Elbette tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bir dizi tedbir alınarak toplumun bilgilendirilmesi de oldukça önemlidir. Devlet tehlikeyi fark etmiş ve tedbir için düğmeye basmıştır. Aile Bakanlığımız bu konularda detaylı araştırmalar yapmalı ve gerekli tedbirlerin alınması için harekete geçmelidir. Aksi takdirde toplum hem ahlaken hem de dinamik olarak çöker. Buna seyirci kalınamaz.