Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin cuma günü Yozgat’a geldi. Ben şehir dışındaydım; televizyonlardan izledim.
Ülkenin en önemli bakanlarından biri, eğitimden konuşacağı yerde Ekrem İmamoğlu’na laf sokuyor, koca salon da alkışlıyor. Koca Milli Eğitim Bakanı yahu...
Rahmetli babaannem derdi ki: “Ağır otur, batman götür.”
Ülkenin bütün derdi bitti de dert Ekrem İmamoğlu mu oldu?
Özür dilemeyi, azıcık yüzünün kızarmasını geçtim; zaten bunları beklemiyorum. Ama örneğin okullarda güvenliğin sağlanamamasının, okullardaki hijyen sorunlarının, çocuklara bir öğün ücretsiz yemek verilmesi teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmesinin hesabını vermesini beklerdim.
Hiçbir şey olmamış gibi, eğitim güllük gülistanlıkmış gibi bu konulara hiç değinmedi.
Sayın Bakan, bu ülkede Ekrem İmamoğlu’ndan daha mühim konular var.
Okullarda güvenlik sorunları var.
Okullarda hijyen problemi var.
Okullarda çocuklara yemek verilmemesi gibi ciddi bir problem var.
Okullarda zorbalık var.
Sokaklarda çocuklar birbirlerini öldürüyor.
Kendini çete ilan eden gruplar var.
Benim memleketimde, en iyi okullardan birinde bile büyük problemler yaşanıyor. Kaos var.
Sınav sisteminde sıkıntılar var.
Bunları bilmezden, görmezden gelemezsiniz. Çünkü eğitimin başında siz varsınız. Bütün bunlar sizin yönetiminiz ve politikalarınız doğrultusunda şekilleniyor.
Biz çocukları, gençleri kaybediyoruz.
Bu ülkeye dair umutlarını kaybediyorlar.
Dediğim gibi, ben şehir dışındaydım. Ama o gün Şehitler Fen Lisesi velilerinden birinin, Sayın Bakan’ın karşısına geçip kendilerine anlatılan sorunları anlatmasını bekledim.
İsterlerse ulaşabilirlerdi ama kimse ulaşmadı. Neden?
Bazı gruplarda boy boy paylaşılan yazının Sayın Bakan’a iletilmesini istedim. Grup yöneticilerinden de ses çıkmadı.
Yani söylem var, eylem yok.
Herkes lafta cengâver. Ama iş konuşmaya gelince, Nasrettin Hoca’nın fil hikâyesindeki gibi arkana baktığında kimseyi göremiyorsun.
Ben Sayın Yusuf Tekin’in konuşmasını dinleyince gerçekten şaşırdım.
Bir Milli Eğitim Bakanı’nın işi siyaset yapmak mı, eğitimle ilgilenmek mi?
Eğitimi ileri düzeye taşımak mı, birilerine laf sokmak mı?
Birilerine yaranmak mı, iz bırakmak mı?
Sahi, Milli Eğitim Bakanı’nın görevi ne?