Kıymetli okurlar;
Evlilik ne kadar helal ise, boşanma da Allah’ın hoş görmediği helallerden biridir. Ne yazık ki boşanma gerçekleştikten sonra geriye ne güzel günler ne de güzel anılar kalıyor. Yılların intikamını alma düşüncesiyle hareket eden insanlar, geçmişte yaşanan sevgiyi, saygıyı ve hatta çocuklarını bile unutabiliyor.
Bazı müptezeller ise boşanmayı bir fırsata çevirerek içlerinde biriktirdikleri kini ve nefreti ulu orta kusmaktadır. İster gerçek olsun ister iftira; ağızlarına ne gelirse söylemekten çekinmemektedirler. Kimisi boşanmayı evlilik cüzdanını yakarak kutlarken, kimisi de davul zurna eşliğinde kutlamaktadır.
Oysa bir zamanlar aynı yastığa baş koymuş, aynı hayalleri paylaşmış insanların; ayrılık gerçekleşse bile geçmişe ve birbirlerine karşı asgari bir saygıyı muhafaza etmeleri gerekir. Çünkü geride kalan sadece bir evlilik değil, aynı zamanda yaşanmış yıllar ve hatıralardır.
Kıymetli okurlar;
Son yıllarda toplumumuzda hızla yaygınlaşan ve normalleştirilmeye çalışılan bazı davranışlar, aile kurumunun ne kadar büyük bir saldırı altında olduğunu gözler önüne sermektedir. Bunlardan biri de boşanmayı davul zurna eşliğinde kutlama anlayışıdır.
Evlilik; iki insanın hayatlarını birleştirdiği, sevincin de hüznün de paylaşıldığı kutsal bir müessesedir. Her evlilik mutlu sona ulaşamayabilir. Anlaşmazlıklar, geçimsizlikler ve çeşitli sebeplerle boşanma gerçekleşebilir. Ancak boşanma, her ne kadar bazen kaçınılmaz olsa da bir başarının, bir zaferin veya bir eğlencenin konusu değildir.
Bir yuvanın dağılması, çocukların anne ve baba arasında kalması, yıllarca kurulan hayallerin sona ermesi; alkışlanacak değil, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Davul zurna ile yapılan kutlamalar ise boşanmayı sıradanlaştırmakta, aile kurumunun değerini zedelemekte ve genç nesillere yanlış mesajlar vermektedir.
Elbette kimse mutsuz bir evliliği sürdürmek zorunda değildir. Ancak bir ayrılığın ardından vakar, nezaket ve olgunluk beklenirken; bunu şova dönüştürmek, sosyal medyada teşhir etmek ve eğlence malzemesi hâline getirmek toplumsal ahlak açısından ciddi bir yozlaşmanın göstergesidir.
Toplumları ayakta tutan en önemli yapı taşı ailedir. Ailenin yıkılışını kutlamak yerine, aileyi korumanın, evlilikleri güçlendirmenin ve sorunları çözmenin yollarını aramak gerekir. Çünkü sağlam aileler olmadan sağlam bir toplum inşa etmek mümkün değildir.
Boşanma bazen bir sonuç olabilir; fakat hiçbir zaman kutlanacak bir başarı değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.