Satılmış Döner

Satılmış Döner

Siftah Yaptım, Komşuma Git: Güzel Ahlakın Sessiz Dersi

Bugün bir dükkâna girdiğinizde ne satın alıyorsunuz? Bir ürün mü, yoksa bir güven duygusu mu?
Cevap çoğu zaman ne yazık ki ikincisi değil.
Oysa bu topraklarda bir zamanlar ticaret, sadece mal alıp satmak değildi. Ticaret, bir karakter meselesiydi. Bir duruştu. Bir sözdü. Ve o söz, bazen “Ben siftah yaptım, komşuma git” cümlesinde hayat bulurdu.
Bu söz, sadece bir müşteriyi başka bir dükkâna yönlendirmek değildi. Bu söz, paylaşmanın, kanaatin, kardeşliğin ve güzel ahlakın ilanıydı. Çünkü o esnaf biliyordu ki bereket sadece kendi kazancında değil, komşusunun da kazanmasındaydı.
“Siftah yaptım, komşuma git” diyen bir insan, aslında şunu söylüyordu: “Benim kazancım senin kaybın olmasın. Benim rızkım, başkasının rızkını kesmesin.” İşte bu, ticaretin en temiz hâliydi.
Bugün ise çoğu zaman rekabet, kardeşliğin önüne geçiyor. Aynı sokakta yan yana dükkânlar açılıyor ama gönüller birbirinden uzaklaşıyor. Herkes daha çok kazanmanın peşinde koşarken, kimse komşusunun da kazanmasını istemiyor. Oysa bereket, yalnızca cebin dolması değil; gönlün de genişlemesidir.
Eksik tartılar, kalitesiz ürünler, aldatıcı reklamlar, günü kurtaran kazanç hırsı… Bunlar sadece ekonomik sorunlar değil; açıkça bir ahlak krizidir. Ve bu kriz, kanunlarla değil, ancak vicdanla çözülür.
Peki vicdan nerede öğretilir?
İşte tam burada geçmişin sesi yankılanıyor: Ahilik.
Ahilik sistemi, insanı önce “iyi insan”, sonra “iyi esnaf” yapmayı hedefliyordu. Çünkü biliyordu ki güzel ahlak olmadan ne ticaret bereketli olur ne de kazanç huzur verir. Ahilikte komşu rakip değil, yol arkadaşıydı. Kazanç, başkasını ezerek değil; helal yoldan, paylaşarak büyürdü.
“Siftah yaptım, komşuma git” sözü de işte bu anlayışın en sade ama en derin ifadesiydi. Bir esnafın ilk müşterisini başka bir dükkâna yönlendirmesi, aslında kendi nefsini terbiye etmesiydi. Açgözlülüğe karşı bir duruş, bencilliğe karşı bir ahlak dersiydi.
Acı ama gerçek: Biz dükkânları büyüttük, ama gönülleri küçülttük. Sermayeyi artırdık, ama güveni azalttık. Oysa bir toplumun çöküşü, sadece ekonominin bozulmasıyla değil; insanların birbirine güvenmemesiyle başlar.
Belki de yeniden şunu sormanın zamanı gelmiştir:
Bugün bir esnafı değerli yapan nedir? Çok kazanması mı, yoksa komşusunu da düşünmesi mi?
“Siftah yaptım, komşuma git” diyen güzel ahlak bize net bir cevap veriyor:
“Gerçek kazanç, paylaşmayı bilendir.”
Eğer bugün ticarette güveni, komşulukta bereketi, toplumda huzuru yeniden inşa etmek istiyorsak; önce bu güzel ahlakı hatırlamak zorundayız.
Çünkü mesele sadece satış yapmak değil…
Mesele, insan kalabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Satılmış Döner Arşivi