Vefa, Bir Şehrin En Büyük Servetidir: Erdoğan Akdağ ve ailesi!

Hayatın en kıymetli kelimelerinden biridir vefa…
Parayla satın alınmaz, makamla kazanılmaz, mirasla devredilmez.
Vefa; insanın yüreğinde taşınır, davranışlarında yaşar, geride bıraktığı eserlerle nesilden nesile aktarılır.
Geçtiğimiz günlerde Yozgat, işte böylesine anlamlı bir vefa tablosuna şahitlik etti.
Akdağ Ailesi’nin ata topraklarına gerçekleştirdiği ziyaret, aslında sıradan bir memleket ziyareti değildi. Bu ziyaret, toprağına bağlılığını hiçbir zaman kaybetmeyen bir ailenin, geçmişine duyduğu saygının, annesine olan özlemin ve memleket sevgisinin sessiz ama çok güçlü bir ifadesiydi.
Bu haber hazırlanırken ister istemez meslek hayatımın ilk yıllarına gittim.
Bugün hala dün gibi hatırlıyorum…
Yozgat Bozok Üniversitesi henüz bağımsız bir üniversite değildi. Fen Edebiyat Fakültesi binasının inşaatındaydık. Şimdilerde İletişim Fakültesi olarak kullanılan o binanın içerisinde basın açıklaması yapılacaktı.
Ortada taşınması gereken bir masa vardı.
Hiç unutmuyorum…
Erdoğan Akdağ, masanın bir ucundan tuttu ve bana dönerek, “Evladım, tut kaldıralım.” dedi.
Belki birkaç saniyelik sıradan bir andı.
Ama benim için hiç de sıradan değildi.
Çünkü o gün Türkiye’nin saygın iş insanlarından biri, bunu kendisine yakıştırmayacak kadar büyük görünmeyen ama insanlığıyla büyüyen bir isim olarak karşımdaydı.
O küçücük davranış bana şunu öğretmişti:
Gerçek büyüklük makamda değil, aslında tevazudadır.
İşte Erdoğan Akdağ’ı farklı kılan da buydu.
Yıllar boyunca Yozgat’ın eğitimine, ekonomisine ve sosyal hayatına yaptığı katkılar hiçbir zaman sadece beton binalardan ibaret olmadı.
O binaların içine umut koydu.
Gelecek koydu.
Eğitim koydu.
Memleket sevgisini koydu.
Bugün Yozgat’ta onun adını taşıyan okullar varsa, binlerce öğrencinin hayatına dokunan yatırımlar varsa, bunların her biri aslında bırakılmış bir gönül mirasıdır.
Bu yüzden Akdağ Ailesi’nin gerçekleştirdiği ziyaret, yalnızca anneleri merhume Serpil Akdağ’ı kabri başında dualarla anmak değildi.
Yaklaşık otuz yıl sonra aynı topraklara dönüp, “Biz buradayız, memleketimizi unutmadık.” demenin en güzel yoluydu.
Kabir başında edilen dualar kadar anlamlı olan bir başka görüntü ise yıllar önce yapılan eğitim yatırımlarının bugün hala ayakta olmasıydı.
Bir insan öldükten sonra geriye ne bırakır?
Mal mı?
Mülk mü?
Servet mi?
Hayır…
Asıl kalan; yetişen insanlar, okuyan çocuklar, edilen dualar ve hayırla anılan bir isimdir.
Merhume Serpil Akdağ’a Allah’tan rahmet diliyorum.
Kabri nur, mekanı cennet olsun.
Tedavisi devam eden kıymetli büyüğümüz Erdoğan Akdağ’a da Cenab-ı Allah’tan acil şifalar niyaz ediyorum.
Rabbim kendisine sağlık, huzur ve hayırlı uzun ömürler ihsan eylesin.
Bu anlamlı ziyaretin gerçekleşmesinde büyük emek veren, aileyi memleketlerinde en güzel şekilde ağırlayan, her fırsatta Yozgat’ın değerlerine sahip çıkan gazetemizin de ağabeyi olan hayırsever iş insanı Zafer Özışık’a da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Çünkü vefa sadece geçmişi hatırlamak değildir.
Vefa, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaktır.
Zafer Ağabeyimin yıllardır yaptığı da tam olarak budur.
Yozgat’a değer üreten insanları bir araya getirmek, memleket sevgisini canlı tutmak ve şehrin hafızasını korumak…
Bugün buna her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Çünkü şehirleri ayakta tutan yalnızca yollar, binalar ya da yatırımlar değildir.
Şehirleri ayakta tutan; insanların birbirine duyduğu sadakat, büyüklerine gösterdiği saygı, geçmişine sahip çıkması ve vefayı unutmamasıdır.
İş insanı Bahri Akdağ, eşi Sevgi Akdağ, oğlu Erdoğan Berk Akdağ ve kız kardeşi Özlem Akdağ ile birlikte gerçekleştirdiği ziyaret Yozgat için oldukça kıymetli. 30 yıl önce hayatını kaybeden anneleri Serpil Akdağ’ı kabri başında dualarla andılar belki ama memleketlerine, baba ocağına gösterilen vefanın da manasını ortaya koydular.
Akdağ Ailesi’nin bu ziyareti belki birkaç saat sürdü.
Ama bıraktığı duygu uzun yıllar hafızalarda yaşamaya devam edecek.
Dilerim ki Yozgat, geçmişine sahip çıkan bu güzel insanların izinden yürümeye devam eder.
Çünkü vefa, unutulmayan insanların değil; unutulmayan şehirlerin en büyük sermayesidir.
Teşekkürler Akdağ Ailesi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi