Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önümüzdeki seçimlerde partisinin adayını 2 önemli kriterde açıkladı:
- Hizmet eden
- Halka yakın olan…
Kriter tamam…
Olması gerektiği gibi.
Uzun sözün kısası;
Siyasetin geçmişi öylesine sabıkalı ki, inansam mı inanmasam mı bilemiyorum.
Sanki artık Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen yürüyor işler.
Tek adam siyasetini mi savunuyorsun diyenler küçük bir yanıt; tek adamlık değil ama ‘lider’ siyaseti üzerinden şekillenmeli işler.
Ancak, lider etki ve yetki mekanizmasını kullanamadığı halde kullandım zannediyorsa orada sorunlar başlıyor.
Son 24 Haziran genel seçimlerinde hazırlanan milletvekili aday listelerinden tutunda bürokratik hayattaki dengesizliklerden metal yorgunluk ekseninde aslında YENİLENMEYEN AK Parti’ye doğru baktığımızda, son dönemde Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen işlerin yürüdüğü ortaya çıkıyor.
Bu fikrime katılırsınız ya da katılmazsınız tercih sizin.
Bu öngörümün önümüzdeki mahalli idareler seçimlerden gerçekleşmemesini diliyorum.
Şayet Sayın Cumhurbaşkanın kriter ve iradesi seçimlere yansırsa Yozgat’taki AK Partili Belediye Başkanlarından üçte ikisinin değişmesi gerekiyor.
Halktan uzak,
Eylemden ziyade söylemlerle iş yürüten,
Vatandaşı benden/senden kavramları ile ayrıştıran,
Farklı siyasi partili vatandaşa sanki AK Parti politikasıymış gibi tukaka politikası yürüten pek çok belediye başkanı var Yozgat’ta.
Tek tek isim isim yazmak pekala mümkün! Zamanı geldikçe o isimleri de mercek tutup konuşacağız.
Doğalgaz hattını husumeti olduğu insanların sokağından geçirmeyen,
Muhalif meclis üyesini temsil ettiği oylara rağmen yok sayan,
Sosyal yardımları ihtiyacı olanlara değil yandaş olanlara ulaştıran,
Vatandaşın değil koltuğun başkanı olan,
Genele değil özele hizmet eden pek çok belediye başkanımız var.
Onlar ki; Hak’kın doğrusunu, kanunları, vicdani etik kurallarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kriterlerini hiç sayan simalar.
Onlar hala gemi su alırken kendi kabını doldurma telaşı ile oyunda oynaşta olanlar…
Onların gözü ne zaman açılır bilmem ama şayet bu seçim bir şeyler değişmez, değişim kişilerin değişimi ile olmaz ise vay halimize.
Bu durum dövizin ateşinden daha yakıcı ve tuzaklarla dolu.
O yüzden diyorum ki mesele kriter koymak değil o kriterleri adamakıllı uygualamakta.