Satılmış Döner
Şehvet Çarşısında Kaybolan Toplum
Bir toplumun çöküşü, gürültüyle gelmez.
Sessiz başlar.
Önce utanma duygusu törpülenir.
Sonra mahremiyet “eski moda” ilan edilir.
Ardından teşhir, cesaret diye pazarlanır.
Ve bir gün gelir…
İnsanlar artık hiçbir şeye şaşırmaz.
İşte o gün, asıl çöküş başlamıştır.
Bugün sokaklarda değil, ekranlarda kurulan bir çarşıdayız.
Adı konulmamış olsa da herkesin uğradığı bir yer:
Şehvet Çarşısı.
Bu çarşıda bedenler değil sadece…
Duygular, değerler, mahremiyet ve hatta insan onuru alınıp satılıyor.
Bir zamanlar ayıp olan şeyler bugün “içerik” oldu.
Bir zamanlar gizlenen acılar, şimdi reyting malzemesi.
Bir zamanlar aile içinde kalması gerekenler, bugün milyonların önünde sergileniyor.
Peki bu değişim nasıl oldu?
Zorla değil.
Alıştırılarak.
İlk gün tepki gösterdik.
İkinci gün eleştirdik.
Üçüncü gün izledik.
Dördüncü gün alıştık.
Beşinci gün ise… bağımlısı olduk.
Çünkü modern dünyanın en güçlü silahı ikna değil, tekrardır.
Aynı görüntüler…
Aynı senaryolar…
Aynı çürümüş ilişkiler…
Sürekli gözümüzün önüne kondu.
Ve insan zihni, gördüğünü normal kabul etmeye başladı.
Bugün televizyon ekranlarında huzur yok.
Çünkü huzur satmaz.
Saygı yok.
Çünkü saygı dikkat çekmez.
Mahremiyet yok.
Çünkü mahrem olan izlenmez.
Onun yerine ne var?
Kriz.
Kavga.
İhanet.
Teşhir.
Çünkü bunlar reyting getirir.
Ve ne yazık ki artık değer ölçümüz hakikat değil… izlenme sayısıdır.
En tehlikeli değişim ise burada başlıyor:
İnsanlar kötüye alışmıyor sadece…
Kötüyü alkışlamaya başlıyor.
Bir toplumun ahlâkı yasalarla değil, reflekslerle anlaşılır.
Neye güldüğünüz…
Neyi merak ettiğiniz…
Neyi izlediğiniz…
Kim olduğunuzu ele verir.
Bugün çocuklarımız merak etmeyi öğreniyor ama yönü yanlış.
Bilgiye değil, başkasının hayatına yöneliyor.
Çünkü önlerine konulan dünya bu.
Ekranlar artık sadece eğlendirmiyor.
Şekillendiriyor.
Ve unutmayalım:
Bir milleti değiştirmek istiyorsanız…
Önce neyi seyredeceğini değiştirirsiniz.
Sonra neyi alkışlayacağını…
En sonunda da neye şaşıracağını.
Eğer bir toplum artık hiçbir şeye şaşırmıyorsa…
Orada asıl kayıp, ahlâk değil sadece…
Vicdandır.
Ve vicdanını kaybeden bir toplumun…
Kazandığı hiçbir şey yoktur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.