Kimden bahsederek başlasam konuya inanın kelimelerim tutukluk yapıyor.
Nefesim kuruyor, dermanım kesiliyor.
Gidenlerin ardından konuşmak öylesine zor ki.
Özellikle son dönemlerde. Peş peşe geliyor yüreğimizi dağlayan haberler.
Acaba çok büyük bir şehir olsak, bir birimizi çok yakından tanımasak, gıyaben, göz ucuyla ya da tanıdığımızın tanıdığı aracılığı ile tanısak olmaz mıydı?
Olmaz mıydı, Hüseyin (Koç) Amca’nın o beyefendi, kibar, insan canlısı duruşunu hiç tanımamış olsaydık.
Olur muydu?
Azıcık yabancı olsaydık birbirimize.
Şuan hastanede yaşam savaşı veren Yeminli Mali Müşavir Selahattin Şenliler’i mesela.
Daha 10 gün önce Ahmet (Sargın) Hocam’ın programı için gazetemize geldi.
Birlikte aynı demlikte demlenmiş çaydan yudumlamış, sohbet etmiştik.
Bugün hastanede korona virüsle mücadele ediyor.
Kimlerden bahsetsem, Mehmet Seyfi, Ümmet olarak tanınan şehrin renkli simalarından.
Çok fazla tanış olmak gerekir mi?
Sanırım Yozgat’ta yaşamak demek;
Tanıdığına yanmak, uzaktan tanıdığına, gözden gönle aşina olduğuna kül olmak demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, her salaya kulak kabartmak, son nefeste rahmet dilemek demek.
Yozgat’ta yaşamak demek öylesine garipliklerle ve sırlarla dolu bir kavram ki…
Hayatlarına aşina olmadığın insanların yokluğunu da hissetmek demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, yaşarken kıymet vermesen de yokluğunda yokluğuyla dertlenmek demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, hiç olmazsa cenaze namazında saf tutmak, olmadı tabutuna el sürmek demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, vicdan terazisinde teselliyi son toprağı kabre atarak bulmak demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, gitmesek de gelmesek de o şehirden göçüp gidenlerin havadisini almak demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, haberlerin vefat edenler bölümüne rahmet dilemek için bakmak demek.
Yozgat’ta yaşamak demek, yaşarken ölmek, ölürken hiç ummadığın gönüllerde hayat bulmak, anılmak, zikredilmek, hatırlanmak demek.
Ölmeden kıymet bilmek adına ne varsa yüreğimde Bozkır’ın pınarları misali akıtmaya çalışıyorum.
Elimden geldiğince kurak kalmasın, soğulmasın muslukları, her damlası bizi anlatsın.
Gidenler giderken anıları ile canlanıyor duygu dünyamızda.
Onları canlı tutan anılar…
Zaman siler mi? Nereye kadar baki kalırsa.
Mühim olan yaşarken kıymet vermek.
Keşke demeden bir ömür sürebilmek.
Sanırım Yozgat’a yaşamak demek, yaşarken birbirimize hayatı dar etmemek demek Kıymetli Dostlar. Mekanın Cennet olsun Hüseyin Koç, mekanın cennet olsun Yozgat’ı bize bırakıp gidenler.
Şifa diliyoruz hastanelerde dermana muhtaç olanlar.
Son söz efendim: Bir nefes lazım bize o da son nefes olmadan, nasıl bilirdiniz talkınını almadan.