Kış günlerinde okula gitmek neredeyse imkansız olurmuş benim için.
Okul servisi ya da özel otomobil gibi kavramların neredeyse yok hükmünde olduğu o yıllarda ben annemin sırtında, çantam da benim sırtımda kışın ayaz günlerinde okul yollarına düşermişiz.
Mişiz diyorum çünkü o yıllara dair çok fazla bir şey hatırlamıyorum.
Okula çok defa geç gider, neredeyse derslere zamanında ulaşma şansım olmazmış!
Olmazmış çünkü annem sadece okuma yazma değil zamanı gösteren akrep ve yelkovandan da uzak kalmış. Gün gelip saati öğrendiğinde duyduğu mutluluğu anlatmaya şu an kelimelerim yetmez.
Yani o yıllarda çocuklar okula geç kalıyorsa bu durum sadece elektrikler kesildi, sular akmadı, kitap yoktu mazeretlerinden değildi. Anneler saati bilmiyordu. Ne yürek yakan bir mazeret değil mi?
Ve bugün…
Artık biliyoruz ki önce anneler okumalı, anneler hayatı tanımalı, anneler üretmeli.
Yaşadığımız coğrafyaya ismini veren ‘Anne’ hayatın merkezinde olmalı. Onlar hayatın merkezinde olur ise evlatları da hayatın merkezinde olur.
Anne okursa erkek de okur.
Anne hayata gülümseyerek bakarsa erkek de gülümseyerek bakar, anne merhameti, şefkati, ruhu ile hayata bakar.
Ve biz bugün kadını Yozgat’ta üretime kazandırmaya, onlardaki potansiyeli, gücü, ruhu ortaya çıkarmaya, bir araya getirmeye çalışıyoruz.
Kadın çalışmalı derken sadece fabrikada çalışan kadın, bankamatiği olan kadın, otomobil kullanan kadın modeli gelmesin aklınıza.
Geçtiğimiz hafta içinde Göreme, Ortahisar, Uçhisar, Avanos gibi Nevşehir’in tarih kokulu diyarlarına Yozgat’a da önemli kazanımları olarak ciddi bir ziyarette bulunduk.
Orada Anadolu kadınını gördüm. Neredeyse her işte kooperatifleşmiş, üretirken kazanmış, kazanırken topraklarına katmadeğer kazandırmış kadını.
Ve bugün, Aydıncık’ta, Çayıralan’da, Sarıkaya’da, Akdağmadeni’nde kadın kooperatifleri kuruluyor.
Ve bugün il merkezinde Sürmeli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Bozkırın Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi kuruldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hemşerimiz Fuat Oktay’ın, ısrarla kadın kooperatiflerine vurgu yapması, teşvik etmesindeki nedeni kış günü anne sırtında okul yollarında çocukluğunu yaşamış bir çocuk, üretmeyi unutmuş bir şehrin evladı, basın mensubu olarak bugün çok daha iyi anlıyorum.
Her kadın kooperatifi, kadının gücünü üretime yansıtma adına mükemmel bir fırsat.
Kolay mı olacak, asla…
Hemen mi olacak, asla…
Ama zor da olsa kazandıracak.
Kadınlara geleceğin Yozgat’ın da kazanma fırsatları sunacak.
Üretirken kazanmaktan bahsediyorum.
Hayatı tanıyan kadınların dünyasında hayatı tanıyan evlatlar yetişecek.
Sadece ekonomiye bir katma değer değil şehrimin toplumsal yapılanmasına da kalite gelecek.
Bu konu öylesine derin ve anlamlı ki benim için, fazlasıyla heyecan ve fazlasıyla umut doluyum.
Son minvalde il merkezinde kurulan her iki kadın kooperatifinin kıymetli yöneticileri ile ‘nedenleri’, ‘hedefleri’ üzerine konuşma imkanım oldu.
Onlara sadece şu hakikati söyledim, yeter ki çıktığınız yolculukta kadınlar adına, yaşadığınız şehrin yarınları adına üreten kadın modelini ortaya çıkarma adına çalışın biz sizin sadece yanınızda değil hizmetinizdeyiz.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı bir Yozgatlı’nın böylesine kıymetli amaca destek verdiği hizmetkar olduğu kadın kooperatifçiliği söylemde sade gelse de dilinize hayata uyarlandığında kazanımları inanın biz erkekler tahmin dahi edemeyiz.
Ne diyelim çıktığınız yolculuk bereketli ve birlikteliklerle dolu olsun.
Yozgat kadını üretirse neler olur, gösterin insanlara…