Şifa İçin Dualar, Umut İçin Birlik

Haftanın ilk gününe sağlık, hayır ve bereket dilekleriyle başlamak istiyorum.
Çünkü bazen insanın gündemine siyaset değil, makam değil, unvan değil; sadece bir “geçmiş olsun” duası düşüyor.
Mahir Ağabey... Bir Ömür Sabırla Yazılmış Bir Hayat
İlk duamız...
Ülkücü camianın Mahir Ağabeyi...
Çilehanelerin sabır abidesi...
Ak saçlarının her telinde yaşanmışlık taşıyan, ömrünü insan yetiştirmeye, gönül kazanmaya adamış Yozgat’ın kıymetlerinden Mahir Damatlar’a...
Hayatımın mihenk taşlarından biri olan, Zafer Ağabeyimle birlikte sohbetinde bulunmaktan her zaman huzur duyduğumuz Mahir Ağabey, ani bir rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırıldı.
Şu anda Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde tedavi görüyor.
Telefon açıp geçmiş olsun dileklerimi ilettim.
Fakat telefonda yine Mahir Ağabey vardı...
Ben “Geçmiş olsun.” diyordum.
O ise şükrediyordu.
Ben hastalığı konuşuyordum.
O Allah’ın verdiği nimetleri...
İnsan bazen bir ömür kitap okur ama birkaç dakikalık bir telefon görüşmesinden aldığı dersi hiçbir yerde bulamaz.
İnanıyorum...
Bu hastalığı da yine o metanetiyle, o teslimiyetiyle, o duasıyla geride bırakacaktır.
Dualarımız Mahir Ağabeyle...
Rabbim kendisine acil şifalar versin.

SİYASET DE NEDİR Kİ CANLAR KARŞISINDA?

Hafta sonu Yozgat’ta öyle bir tablo vardı ki...
Keşke memleketimiz her zaman böyle fotoğraflarla gündeme gelse.
SMA ve DMD hastası yavrularımız için düzenlenen yardım konserinde farklı siyasi görüşler aynı salonda buluştu.
Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, belki de belediye başkanlığı hayatının en anlamlı işlerinden birine imza attı.
Evet...
Bir belediye başkanı yol yapabilir.
Park yapabilir.
Kaldırım yapabilir.
Bunlar zaten görevidir.
Ama hasta çocukların umudu olmak için sahneye çıkmak...
İşte bu, görev tanımının çok ötesinde bir vicdan meselesidir.
Kazım Başkan’ın bugüne kadar sokak hayvanlarına gösterdiği merhameti yakından bilenlerdenim.
Kimsesiz bir cana uzanan elin kıymetini bilen bir insanın, bu kez hasta çocukların umudu olması ayrıca takdire şayandır.
Çünkü merhamet parçalanmaz.
İnsanda varsa her canlıya, her mazluma ulaşır.
Belki gecenin en değerli yanı konser değildi.
Belki söylenen türküler de değildi.
En kıymetlisi aynı salonda buluşabilmekti.
AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül...
CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar...
MHP temsilcileri...
Yeniden Refah Partisi temsilcileri...
Yozgat Valimiz ve kıymetli ailesi...
Aynı amaç için aynı salondaydı.
Kimse birbirine siyasi kimliğini sormuyordu.
Kimse rozetine bakmıyordu.
Çünkü orada mesele oy değildi.
Mesele candı.
İşte siyaset tam da böyle zamanlarda anlam kazanıyor.
Fikir ayrılıklarının insan sevgisinin önüne geçmediği günlerde...
Rekabetin yerini merhametin aldığı zamanlarda...
Yozgat’ın uzun zamandır özlediği birlik fotoğrafı belki de buydu.
AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül’ün sahnede yaptığı konuşmadaki samimi ifadeleri dikkatle dinledim.
Siyasetçinin samimiyeti bazen uzun nutuklarda değil, birkaç cümlede anlaşılır.
O gece söylenen sözlerin merkezinde siyaset değil, çocukların yaşama tutunma mücadelesi vardı.
İnsan böyle zamanlarda şunu düşünüyor:
Keşke bütün tartışmalarımız bu iyilik yarışına dönüşse...
Keşke bütün rekabetler hastalara umut olmak için yaşansa...
Keşke bütün alkışlar böylesine hayırlı işlerde yükselse...

ASIL KAHRAMANLAR BEKLEYEN ÇOCUKLAR

O gece sahnede sanat vardı.
Müzik vardı.
Alkış vardı.
Ama salonun görünmeyen köşesinde çok daha büyük bir gerçek vardı.
İlaç bekleyen çocuklar...
Tedavi bekleyen aileler...
Gece gündüz dua eden anneler...
Çaresizlik içinde evladına umut arayan babalar...
Bizim alkışlarımız birkaç dakika sürüyor.
Onların mücadelesi ise yıllarca devam ediyor.
İşte bu yüzden bu organizasyon yalnızca bir konser değil, vicdanlarımızın imtihanıydı.

ŞİMDİ SÖZ SIRASI İŞ DÜNYASINDA

Buradan özellikle Yozgat’ın ve ülkemizin kıymetli iş insanlarına seslenmek istiyorum.
Allah hepimize kazanç nasip ediyor.
Ama kazancın bereketi, paylaşılınca artıyor.
Bugün lüksünden vazgeçebilen, reklam bütçesinin küçük bir bölümünü bu yavrulara ayırabilen, bir çocuğun tedavisine katkı sunabilen herkes, yalnızca bir yardım yapmış olmayacak.
Belki de bir annenin duasını alacak.
Belki bir babanın omzundaki yükü hafifletecek.
Belki de bir çocuğun yeniden koşmasına, yeniden gülmesine vesile olacak.
Bundan daha büyük yatırım olur mu?
Bundan daha büyük kazanç olur mu?
Haydi...
Yozgat olarak yine örnek olalım.
Bir çocuğun gülümsemesi için elimizi taşın altına değil, yüreğimizin üzerine koyalım.
Çünkü gün gelir yollar unutulur...
Binalar eskir...
Makamlar değişir...
Ama bir çocuğun hayatına dokunan iyilik, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi

Mesai Mi O Da Ne?

30/06/2026 08:30