Eseptepe’de oturuyorum.
Gece saat 01.30 sıraları.
Eve iş götürenlerdenim, dalmışım bir anda büyük bir gürültü ile irkildim.
Balkondan evimin içine dolan gürültüyle dışarıda büyük bir trafik kazası olduğunu anladım.
İnanın bacaklarım titreyerek balkona koştum.
Karşılaştığım manzara otomobilin son taklası oldu.
Esentepe’den Yerköy istikametine seyreden otomobil, Polis Evi’nin hemen önünde yaklaşık 30 metre takla attıktan sonra durdu.
Hemen Çağrı Merkezini aradım. Olay yerine 3 ambulans birden geldi.
5 dakika sonra da polis olay yerindeydi.
Allah insanlardan razı olsun, kazazede aileyi orada kaderine terk etmedi.
Büyük bir kazaydı ancak otomobilden bir bir insanlar çıkmaya başlayınca rahat bir nefes aldım.
Allah kimseye yaşatmasın, kazanın büyüğü de bir küçüğü de.
O anın insan ruhunda sebep olduğu tahribatı düşünmesi bile ürkütücü.
Çok defa kazaya şahitlik etmiş bir basın mensubuyum.
Şunu biliyorum ki, kuralsızlığın ardından kazaya sebep olan en önemli unsur yolun fiziki koşuludur.
Siz vatandaşınıza yolu ne kadar sağlıklı yaparsanız, alt yapısı, zemini standartlar ölçüsünde olursa trafik de o denli sağlıklı yürür.
Ki, devlet 2002’de Acil Eylem Planı çerçevesinde ‘Duble yolları’ başlattı. Ve kazalarda ciddi azalmalar meydana geldi.
Maalesef aynı durum Yozgat’ta söz konusu olmadı. Yozgat mahzun ve garip kaldı yollar koşunda.
Karayolları Kayseri Bölge Müdürlüğünde midir, Karayolları Genel Müdüründe midir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında mı mıdır KABAHAT, KASIT, YOZGAT’A TAVIR bilemiyorum.
Kimsenin bu konuda bir izahatı de yok zaten.
Şunu biliyorum ki hala yarım yamalak, ağır aksak devam ediyor çalışmalar.
Bitmeyen asfaltı bıraktım, biten bölümdeki orta refüj ve kaldırımlar bile tamamlanmadı.
Gece meydana gelen kazanın sebebi de orta refüje düşen ön lastik.
Sanırım ne demek istediğim anlaşıldı.
Anlamayanlar için bir söz; bu vebal size de zül bize de beyler.