Sanal dünyanın soyutladığı dünyalardan,
Bizleri dibine kadar mahkum bırakan teknolojik dünyadan,
Evimizin içindeki canavarlar, televizyondan dert yanarken.
Neden olduğu tahribattan, yok ettiği aile ve toplumsal yaşantıdan şikayet ederken,
‘Denize düşen yılana sarılır misali’, korona virüsle mücadelede hayatımızı sosyal medyaya, toplumsal ilişkileri, ticari yaşamı, eğitimi, kamusal düzeni ve maalesef aile hayatını sosyal medyaya bağlar olduk!
Bağlamak zorunda kaldık!
Yaşamak ve yaşatmak adına içinde bulunduğumuz süreç sosyal hayat yerine sosyal medyalı, yani sanal dünyayı daha sağlıklı kılıyor.
Ne garip değil mi?
Sevdiklerinizi olabildiğince uzak tutmaya çalıştığınız bir internet ağı, ve bu gün işe giderken internetle başbaşa bıraktığımız yarınlar.
Selalar da artık sosyal medyadan yapılıyor!
Sanırım bu yüzden tüm sosyal ağlar vefat, cenaze ve hastane görüntüleri ile dolup taşıyor.
Hayatın gerçeğini sanal dünyada yaşamak zorunda kalınca hali ile insanlar ancak bu şekilde sosyal ağlar aracılığı ile birbirinden haberdar olabiliyor.
Sosyal medya, hayatın medyası oluveriyor.
Başka da bir şansımız yok gibi şu sıra.
Korona virüs salgınında insanlığın bir kez daha gerisin geriye çekilmeye başladığı bir süreç.
Vakaların özellikle ülkemizde rekor düzeye ulaştığı bir zaman dilimi yaşanıyor.
Devlet bir şekilde tedbir almaya çalışıyor hayatın yani ülke ekonomisinin gerçeklerini de düşünerek.
Ancak görünen o ki, zaman ve aşı insanlığı kurtaracak ikilem.
Dünyamızın sanallaştığı bu günlerde uzakları yakınlaştıran sohbetlerinizin içten ve de sağlıklı olmasını temenni ediyorum.
DAEŞ OPERASYONU VE YOZGAT EMNİYETİ
Yozgat’ta çok fazla alışık olduğumuz bir durum değildir terör operasyonları.
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yozgat Emniyeti, son günlerde sıkça adını duymaya başladığımız DAEŞ Terör Örgütüne yönelik Yozgat merkez ve Sorgun’da bir operasyon gerçekleştirdi.
Şafak operasyonları ile 23 yabancı uyruklu vatandaş gözaltına alındı ve halen emniyet sorgulamaları devam ediyor.
Yozgat ve DAEŞ.
Terör maalesef artık sınır tanımayan bir kavram.
Yozgat ve Yozgatlı, bu anlamda teröre prim vermeyen şehirlerimizin başında geliyor.
Terörün artık ülkemize sirayet etmeden sınır ötesinde bertaraf edildiği bir Türkiye gerçeği var.
Gerek TSK gerekse İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bakanlığındaki emniyet ekipleri ülkenin her noktasında ve sınır ötesinde olduğu gibi Yozgat’ta da başarılı işler yapıyor.
Allah askerimiz de polisimize de zeval vermesin.
Yozgat’ta DAEŞ’e gelince, çok fazla merak etmeyin hiçbir terör örgütü bu şehirde tutunamaz.
Hülasa asayiş berkemal.
BERAT VE ARINÇ’IN AK PARTİ’YE ETTİĞİNİ
Tutmadı…
‘Ben tutmuyorum’ diye bağıra çağıra feryat figan eden isimlerden oldular. En başından beri eğreti geldiler partiye.
Ama ne gariptir ki, metal yorgunluk, parti içi temizlik, samimiyet, ehliyet, liyakat kavramları Berat Albayrak ve Bülent Arınç için uygulanmadı.
Bu iki ismin AK Parti’ye verdiği zararı ne CHP ne İYİ Parti ne HDP ne de Amerika, vermedi-veremez.
Bugün gelinen noktada il/ilçe başkanı seçiminde dahi sancılı bir süreç yaşanıyor, AK Parti kendi içinde kendini arıyor ise bunun en büyük sebebi Berat ve Arınç.
Eğer bundan 3-5 yıl önce önlem alınmış olsaydı, parti içi metal yorgunluk ile mücadele de bu tip partiyi kendinden ve toplumdan soyutlayan, soğutan isimlerle mücadele edilseydi…
Diyecek sözümüz çok, bu günlük gerçekleri yüzeysel de olsa telaffuz edelim yarın daha net konuşuruz.