Hz. Muhammed (SAV) 630 yılında Mekke’yi fethetmek maksadıyla 10 bin kişilik Müslümanlardan müteşekkil olan orduyla Mekke’ye yürürken yolda yavrularını besleyen bir dişi köpek ile karşılaşırlar. Hz. Muhammed bu dişi köpeğin ve yavrularının zarar görmemesi adına 10 bin kişilik Müslüman ordusunun güzergahını değiştirir ve Mekke’ye bu ordunun bu şekilde intikal etmesini emreder.

Yine Hz. Muhammed iki ayrı hadisinde iki ayrı olaydan bahseder.

Birinci olayda bir kedinin açlıktan ölümüne yol açan bir Müslüman kadının cehennemlik olduğunu belirtirken bir başka olayda ise bir hayvanın susuzluktan ölmesini engelleyen bir hayat kadının tüm günahlarından arındırılıp cennetlik olduğunu vurgular.

İslam’da hayvan hakları söz konusu olduğunda yukarıda anlattığıma benzer yüzlerce örnek olmasına rağmen bugün ülkemizde her gün binlerce hayvanın öldürüldüğüne veya hunharca işkence edildiğine şahit oluyoruz.

Özellikle sokak hayvanlarına dönük zalimce davranışlar her geçen gün artmaya devam ediyor. Hayvanlara dönük bu zalimane davranışların önüne geçilebilmesi adına hükümet bir süredir yeni bir hayvan hakları tasarısı üzerinde çalışıyor.

Bu hayvan hakları yasa tasarısının temel amacı hayvanları öldüren veya işkence edenlere dönük cezai yaptırımların ağırlaştırılması ve artık hayvanlara dönük suçların ceza hukuku içerisinde değerlendirilmesi.

Maalesef yeni hayvan hakları yasa tasarısının ortaya çıkan maddeleri hayvanların korunması noktasında istenileni vermekten uzak görünüyor. Yeni tasarı hayvan hakları konusunda kabahatler kanununa tabi olmaya devam ediyor.

Oysa hayvanlara dönük suçlar kabahat olarak değil ceza hukukuna göre tanımlanmalı. Yani suç kapsamında tutulmalı. Sahipsiz hayvanlara dönük şikayethakkı sadece Orman ve Su işleri Bakanlığına veriliyor. Oysa bu herkese tanınan bir hak olmalı. Sahipli hayvanlarda hayvanın sahibinin hayvana yapmış olduğu eziyet cezasız kalıyor. Hayvanların yasadışı bir biçimde dövüştürülmesi konusunda verilen cezalar mutlaka ağırlaştırılmalı ve ceza hukukunun içinde değerlendirilmeli.

İnternet ortamında hayvanlara dönük gerçekleştirilen bahis veya işkence görüntüleri yine ceza hukuku içerisinde değerlendirilmeli ve en ağır biçimde cezalandırılmalı. Görüldüğü üzere tasarıda bir takım eksiklikler göze çarpıyor. Hayvanlara dönük işkencenin önlemesini istiyorsak hayvanlara dönük suçlar suç kapsamında kabul edilmeli ve ceza hukuku kapsamına alınmalı. Hayvanları öldürenler veya işkence edenler hapis cezaları ile karşı karşıya kalmalı ve bu hapis cezaları asla para cezasına çevrilmemeli. Hapis cezalarının süresi ise 2 yıldan az olmamalı.

iddet her zaman daha güçsüz olana yönelir bu açıdan hayvanların öldürülmesi,işkence edilmesi veya istismar edilmesinin önüne geçmek istiyorsak bunun için son derece ağır hapis ve para cezaları barından bir hayvan hakları kanununa ihtiyacımız var. Hayvanları birer eşya veya mal gibi gören bir hukuk anlayışından kurtulup hayvanları şahsiyeti olan canlılar olarak görmek durumundayız. Bu dünyayı paylaştığımız diğer canlıların bizim üzerimizde hakları olduğunu unutmamalıyız. Yeni hayvan hakları yasası toplumun beklentilerini karşılayan ve hayvanları öldüren veya işkence edenleri son derece ağır bir biçimde cezalandıran bir anlayışla kaleme alınmalı. Bu yapılmaz ise bu ülkede hayvan cinayetlerinin ve işkencelerinin önüne geçilemez. Bir hayvanı öldüren veya işkence eden bir kişi mutlaka hapis cezasına çarptırılmalı ve uzun yıllarını hapishanede geçirmelidir. Ayrıca bu kişiler aynen Avrupa’da ve Amerika ‘da olduğu gibi cezasını çektikten sonrada kamu tarafından takip edilmeli ve böyle bir suçu işlemesi halinde eskisinden çok daha büyük cezalara çarptırılmalıdır.

Geçmişinde hayvanlar için vakıflar kurmuş bir medeniyetin mirasçıları olarak hayvanlara dönük her türlü kötü davranışı şiddetle cezalandırmalıyız. Bu hem insan olmamızın hem de kendimizi Müslüman olarak görmemizin yegane koşuludur. Umarım yeni hayvan hakları yasası bizim biraz olsun bu utançtan kurtulmamıza vesile olur. Bekleyip göreceğiz ve bu konunun takipçisi olacağız. Sözlerim Hz. Muhammed’in şu hadisi ile bitirmek istiyorum:” Merhamet etmeyene rahmet olunmaz.”