Sağlık bir yandan değişim ve dönüşüme uğrarken bir yandan da kendi sorunlarını üretiyor.

Zamana göre ister istemez bünye tıpkı yeni hastalıklar misali sağlıkta da yeni problemler üretebiliyor.

Siz ne kadar modern, gelişmiş ve değişmiş sağlık komplekslerine sahip olursanız olun bir yerde gelip tıkanıklıklar yaşayabiliyorsunuz.

Ya ehil olmayan siyasetin ‘istedim oldu’ mantığı ile makama getirilen yöneticilerin neden olduğu zafiyetleri yaşıyorsunuz,

Ya da sistemin neden olduğu iç problemleri.

İsterseniz Yozgat’ta sağlık alanında sistemin kendi içinde neden olduğu problemleri konuşalım.

Sağlıkla ilgili her sohbetimde peşinen söylüyorum yine tekrar etmek istiyorum, sağlık dünden daha iyi, dünden fevkalade, dünden daha mükemmel durumda.

Amma velakin ne insanlık dündeki insanlık ne beklentiler dün gibi sessiz, sade, yalın ve mağduriyeti kader olarak kabul edecek düşüncede.

Dün mağduriyetleri kader olarak görüyor, üstüne şükrü de ekleyip kabulleniyorduk.

Ama bugün doktor istifaları ile boşalan branşlarda sağlık hizmeti alamamanın neden olduğu mağduriyetleri kader olarak görmüyoruz, mümkünse görmeyelim de.

Anlamsız şekilde aynı anda izne ayrılan, istifa eden doktorların boşalttığı branşlardaki sorunların bizi hala Kayseri, Çorum, Ankara, Sivas gibi şehirlerde şifa aramaya itmesini kabul etmiyor, edemiyoruz.

Erken önlem almak varken, eksiklikleri, olabilecek mağduriyetleri önleyebilecekken hem siyasi hem de bürokratik anlamda etkin olmamanın yol açtığı problemleri kabullenmiyoruz.

Doktorlarda maalesef mecburi hizmet diye bir kavram var. O süre bittiğinde -ki pandemi nedeni ile istifa edemiyorlardı, rahatlama ile istifa süreci başladı- doktorlar kaçar gibi gitmeye başladı. Ve olan yine vatandaşa oldu.

Yozgat Şehir Hastanesi, Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi şehrin sağlık alanındaki iki kalesi. Ama gelin görün ki, birinde olan diğerinde olmuyor, diğerinde olan birinde olmuyor.

Şaka gibi ama gerçek.

Bir ara siyasi yapı, üniversite hastanesini kapatmak ya da birleştirmek istemişti, Allah muhafaza öyle bir durum olsaydı halimiz nice olurdu. Her zaman şehirde alternatifsiz sağlık hizmetine karşı oldum.

Ve ısrarla Yozgat’a bir de özel hastane ihtiyacının olduğunu bilmenizi istiyorum.

Bugün ikisi dahi tek başına yetmiyor.

Özellikle Şehir Hastanesi gibi bir yapıya sahibiz, yönetim kademesinde çok kıymetli, işinin ehli, tecrübeli ve liyakat sahibi insanlar var. Belki de şuan içinde bulunduğumuz süreç en çok da onları zora sokuyor nefes alamaz hale getiriyor.

Bir süre özel kuruluşun gölgesinde varlık mücadelesi veren ve şuan şükür daha iyi durumda olan devlet adamı hüviyetindeki yöneticiler Şehir Hastanesi’ne ciddi anlamda mücadele ediyor.

Araştırma ve Uygulama Hastanesi… Çok önemli işler yaptı, çok kıymetli çalışmalara, projelere imza attı.

Ama şimdi…

Kurum içinde oluşan zafiyetler, eksikler, temizliğinden sağlık hizmetine kadar problemlerin yaşanmasına neden olduğu gibi, gerçek manada çalışan, savaşan sağlık çalışanlarının da güçsüz kalmasına, şevkinin kırılmasına neden oldu!

Üniversitenin en kıymetli birimi, en özel yapılanması ancak sorunlar yumağı çözülmeyi, çözümlenmeyi bekleyen alanıdır Araştırma ve Uygulama Hastanesi.

Son minvalde yöneticiler kısmına temas edecek olursak, siyasetin ‘istedim oldu’ mantığı ile liyakat, ehliyet kavramlarına dikkat etmeden tercih ettiği isimlere dikkat çekmek istiyorum.

Hiçbir kişiyi, şahsı, makam sahibini hedef göstermek değil niyetim, Yozgat adına görev yapan her birey değerlidir, tüm mesele makam sahiplerinin ehliyeti.

Onun müsebbibi siyaset!

Faturayı en ağır şekilde sağlığı ile ödeyen, mağdur olan ise vatandaş!