İsteseniz önce konuyla bağlantılı bir olaydan örnek vererek başlayayım.
Sanırım 15-20 gün oldu. Bazı ilçelerin köylerinden mesajlar, fotoğraflar ve telefonlar gelmeye başladı:
- Köyümüzdeki çöp konteynırları bir hafta-on gündür alınmıyor!
Peki bu güne kadar alınıyor muydu?
Evet, düzenli bir şekilde alınıyor, temizlikleri de yapılıyordu!
Her duyduğum konuya tüm belgeleri tam olsa dahi balıklama atlamamayı mesleğimin 6. ayında yaşadığım bir olayla çok net bir şekilde öğrenmiştim. (Zamanın daha pek çok şey öğreteceğine eminim)
Köylerden, çöp yığınları altında kaybolmuş çöp konteynırlarının fotoğrafı gelmişti, şikayetçi köylüler de vardı, hatta o köylülerin fotoğrafları da vardı elimde.
Bir haber için gerekli tüm bilgi ve belge fazlasıyla mevcuttu.
Geriye bizim haberciliğimiz kalıyordu ki, o işin en kolay kısmı.
Amiyane bir tabirler çakarsın haberi manşetten, oldu da bitti maşallah.
Peki Yozgatlı bir gazetecinin memleketi adına yapması gereken tek başına habercilik mi olmalıydı.
(Ses getiren bir haber bir gazeteci için bulunmaz bir nimetti, peki ya memleket meselesi derdi, nerede kalmıştı?)
Hemen konunun muhatabı İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nazif Yılmaz’ı aradım, durumu anlattım.
Aldığım bilgi netti; çöp arabalarını kullanan şoförler covid olmuş ya da bir şekilde temaslı oldukları için karantina altındaydılar.
Çöp arabalarını her şoför kullanamadığı için de köylerdeki çöp konteynırları bir hafta-on gün rötarlı toplanmıştı.
Gerçeği öğrenmiştim ve bu durumu köylerindeki çöpten şikayetçi olan tüm köylülere mesajla/telefonla bildirdim. Ve karşımda durumu anlayışla karşılayan insanlar buldum. O da ayrıca memnuniyet verici…
Evet, bir gazeteci olarak elime geçmiş güzel ve özel haberlerden bir tanesiydi. Lakin gerçeği öğrenmiştim ve o gerçekle hareket etmek zorundaydım.
Gelelim Sarıkaya Belediye Başkanı Sayın Ömer Açıkel’in açıklamalarına.
www.yozgatcamlik.com ve Yozgat Çamlık Gazetesi’nin bu günkü sayısında detayları ile yer aldığı için Sayın Başkan’ın açıklamasından sadece birkaç ana başlığı dikkatinize sunmak istiyorum:
- Bütün dünyada olduğu gibi salgın hastalık süreci ülkemizi de ekonomik olarak derinden etkiledi. Belediyelerin gelirleri büyük oranda düştü. Ekonomik sıkıntıların yanında salgın hastalıktan kaynaklanan ek ihtiyaçlar da hasıl oldu. Belediyemiz bu süreçte bu ihtiyaçlar için ciddi bir kaynak ayırıp halkının yanında oldu.
- Maske temininin zor olduğu dönemlerde hem İlçe halkına hem sağlık çalışanlarına hem de kamu kurum ve kuruluşlarına yaklaşık 50.000 adet ücretsiz maske dağıtımı gerçekleştirdik.
- 3 ay boyunca her aboneye 10 ton suyu ücretsiz verdik. ( toplamda yaklaşık 700.000 TL )
- Bu süreçten olumsuz etkilenen 3000 haneye 6000 adet gıda paketi ile ulaştık.
- Yine bu hizmetleri yaparken 60 kadar çalışanımız virüse yakalandı yada temaslı hale geldi. İşgücü kaybı da yaşadık. Bunların ve bunun gibi bahanelerin ardına saklanmak yerine hizmete de devam ettik.
- Son 3 ayda toplam 140 bin metre kare iki kat Emilsiyonlu asfalt çalışması gerçekleştirdik. Halen yapmaya devam ediyoruz. 60 bin metre kare kilitli parke taşı ile yeni yol yaptık. Halen yapmaya devam ediyoruz. 6 bin 500 metre kare kaldırım yaptık, halen yapmaya devam ediyoruz.
- Devam eden inşaatlar ve doğalgaz çalışmaları nedeniyle ortaya çıkan günlük ortalama en az 5 su arızası ve kanalizasyon çalışması gerçekleştiriyoruz.
- Bütün bu çalışmaları yukarıda sayılan şartlar içinde kısıtlı imkanlarla sabah akşam demeden hafta içi yada sonu demeden bütün araçlarımızla hatta dışarıdan kiraladığımız araçlarla gerçekleştirdik. Bunları yaparken hiçbir aracımız kontak kapatmadı.
- Şimdi bunları görmezden gelerek, çalışanlarımın emeklerini hiçe sayarak “kullanılmayan arsada kalan gübür” neden geç alınıyor eleştirisi yapanları alkışlamak, siyaseten kaybedenlerin acziyet ifadesidir. Belediyemle ve tüm çalışanlarımla gurur duyuyor, hepsinin alnından öpüyorum."
Gerçekleri görmek ve vicdani davranmak adına aynı siyasi görüşe sahip olmaya, aynı partinin yandaşı, aynı insanın dostu, aynı çıkar dünyasının erbabı olmaya gerek yok.
İnsan insandır ve vicdanı ile hareket eden insan için memleket meselesi her şeyin üstündedir. Bir basın mensubu olarak bizler de önce Yozgatlı sonra basın mensubu olmak zorundayız.
En azından bizler Çamlık Medya Ailesi olarak bu hisle ve hassasiyetle hareket ediyoruz.
Sayın Açıkel’in açıklamalarını okuyunca hisleri farklı siyasi kulvarlarda beklenti içerisinde olanları hayretle ve Yozgat adına teessüfle karşıladığımı belirtmek istiyorum.