Yozgat’tan dünyaya: NATO, CHP, AŞK!

Temmuz güneşi Anadolu’nun bağrını yakıyor. Tarlada alın teri döken çiftçinin de, dükkanında ekmeğinin peşinde koşan esnafın da, memurundan işçisine kadar herkesin ortak duası aynı; sağlık, huzur ve bereket…
Haftanın ilk gününde Yozgat’tan sadece hemşehrilerime değil, dünyanın neresinde olursa olsun bütün insanlığa gönülden bir dua göndermek istiyorum.
Rabbim; hastaya şifa, dertliye deva, yolcuya selamet, evladına kavuşmayı bekleyen anneye sabır, alın teriyle çalışan herkese bereket nasip etsin.
Çünkü insan bazen yıllarca peşinden koştuğu makamların, servetin, şöhretin aslında hiçbir anlam ifade etmediğini bir hastane koridorunda, bir yoğun bakım kapısında ya da bir mezarlık sessizliğinde anlıyor.
Hayatın en büyük nimeti sağlıklı uyanılan bir sabahtır.
Bunun kıymetini bilenlerden olalım…

ZİRVEYE ÇIKINCA UFUK DA DEĞİŞİYOR: NATO!

NATO Zirvesi üzerine çok şey söylendi.
Kimi masadaki sandalyelere baktı, kimi verilen fotoğraflara…
Ben biraz daha farklı bakıyorum.
Bir dağın eteklerinden zirveye bakanla, zirvenin üzerinde duran insanın gördüğü manzara aynı değildir.
Devlet yönetmek de böyledir.
Türkiye’nin karşısındaki ülkeler sıradan devletler değil. Amerika Birleşik Devletleri’nin de Avrupa’nın da siyasi tarihini, devlet aklını, dış politika reflekslerini, yarınlara dönük hesaplarını az çok biliyoruz.
Böyle bir dünyanın içinde sadece toplantıya katılan ülke olmak başarı değildir.
Asıl mesele; masanın yönünü belirleyen ülkelerden biri olabilmektir.
Bugün Türkiye tam da bunu yapıyor.
Savunma sanayiindeki başarısıyla…
Diplomasideki ağırlığıyla…
Liderlik vizyonuyla…
Ve en önemlisi kendi kararlarını kendisi verebilen bağımsız duruşuyla…
Türkiye artık NATO içerisinde dinleyen değil, dinlenen ülkelerden biridir. Ki, kusursuz ev sahipliği ile de duruşunu ortaya koyabilen, hala köklerinden güç aldığını gösteren bir Türkiye gördü tüm dünya!
Bunu görmek istemeyenler olabilir.
Ama gerçekler, siyasi görüşlere göre değişmez.
Türkiye bu sınavdan alnının akıyla çıkmıştır.
Bundan sonra söylenecek olumsuz sözlerin çoğu, hakikati değiştirmeyecektir.

BAZI İNSANLAR ÖLMEZ, DUA OLUR: AŞK

Pazar günü Sorgun Ağcın Köyü’nde yine gönüller buluştu.
Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi dualarla yâd edildi.
Böyle programlar haber değeri taşıdığı için değil…
Toplumun hafızasını diri tuttuğu için kıymetlidir.
Yozgat’ın yetiştirdiği büyük gönül insanlarını yalnızca yılda bir gün anmak yetmez.
Onların bıraktığı ahlakı, edebi, tevazuyu ve insan sevgisini de yaşatabilmek gerekir.
Çünkü bazı insanlar öldükten sonra unutulmaz.
Dualara karışır.
Evlerin bereketinde yaşar.
Çocukların terbiyesinde yaşar.
Milletin hafızasında yaşamaya devam eder.
Ahmet Şevki Ergin Hocaefendi de işte böyle bir değerdir.
Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı’nın bu anlamlı organizasyonu yıllardır büyük bir hassasiyetle sürdürmesi son derece kıymetlidir.
Çamlık Medya olarak biz de bu programlara her zaman ayrı bir önem verdik.
Bu hassasiyetin oluşmasında Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Zafer Özışık’ın manevi değerlere bakışı ve bu tür organizasyonlara verdiği destek de ayrıca takdire şayandır.
Çünkü şehirler sadece yollarıyla değil…
Manevi önderleriyle de ayakta kalır.

CHP DEĞİŞİYOR AMA SİYASET DEĞİŞMİYOR

Ankara’da başlayan tartışmaların dalgası bugün Anadolu’ya kadar ulaştı.
CHP’de yaşanan süreç sadece genel merkezin meselesi olmaktan çıktı.
Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar’ın görevden alınmasıyla birlikte bu değişimin yereldeki yansımalarını da görmeye başladık.
Mutlak butlan sonrası CHP’nin başında Kemal Kılıçdaroğlu mu olmalıydı, başka biri mi olmalıydı…
Bu ayrı bir tartışma.
Ama benim dikkatimi çeken başka bir gerçek var.
Dün Özgür Özel’e yakın isimler Kemal Kılıçdaroğlu döneminin izlerini siliyordu.
Bugün rüzgar tersine döndü.
Şimdi aynı şeyi Kemal Kılıçdaroğlu cephesi yapıyor.
İsimler değişiyor…
Yöntem değişmiyor.
İktidar değişiyor…
Tasfiye anlayışı değişmiyor.
İşte siyasetin en acı tarafı da burada.
Partinin adı CHP olur…
Başka bir parti olur…
Fark etmiyor.
Ha Hasan…
Ha Kel Hasan…
Siyasetin özeti bazen tek cümleye sığıyor.

MEMLEKET SEVGİSİ YOLCULUKLA BAŞLAR: SELÇUK BAĞCI’NIN VİZYONU

Yozgatlı Dernekler Federasyonu’nun Ankara’dan Yozgat’a düzenlediği geziyi sadece bir tur organizasyonu olarak görmek büyük haksızlık olur.
Federasyon Başkanı Avukat Selçuk Bağcı, göreve geldiği günden bu yana Yozgatlıların aynı çatı altında buluşması için önemli gayret gösteriyor.
Bu gezi de o gayretlerin en anlamlı halkalarından biri.
Çünkü insan doğduğu toprağa ne kadar dokunursa, aidiyet duygusu da o kadar güçlenir.
Çocuklar memleket sevgisini ders kitaplarından öğrenmez.
Dedesinin köyünü görerek öğrenir.
Annesinin çocukluk hatıralarını dinleyerek öğrenir.
Çamlığın kokusunu içine çekerek öğrenir.
Eğer bir baba memleketine sadece cenazeden cenazeye geliyorsa…
Çocuğunun da o topraklarla güçlü bir bağ kurmasını bekleyemez.
Toprak insanı çağırır.
Ama o çağrıya kulak vermek gerekir.
Yozgat’a yapılan her yolculuk aslında kilometre değil, gönül mesafesini kısaltır.
Çünkü insanın kökleri ne kadar sağlam olursa, geleceğe uzanan dalları da o kadar güçlü olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi

Mesai Mi O Da Ne?

30/06/2026 08:30