Mekanı cennet dedem, ‘Kulundan utanmayan Allah’tan korkmaz’ derdi.
Kulundan çekinmiyor, hak yeme konusunda aynı dünyayı paylaştığı, yüz yüze baktığı insanları önemsemiyor, değer vermiyor ve aynı evi, sofrayı, hatta mahremi paylaştığı ailesini önemsemiyor ise…
Çekinir mi Allah’tan…
Bir vebal aldığının farkına varır mı?
Soruyorum sizlere bu tip insanlar için alınacak önlemin adı nedir?
Covid-19 hastalığını yaşamış önce bir insan ve dahi gazeteci olarak yazıyorum.
Çamlık Medya olarak sürece ilk günden itibaren dahil olduk. Çoğu zaman sokakta arkadaşlarım oldu. İlk günden itibaren evimde kurduğum stüdyoda çok sayıda yayın yapıp insanları uyarmak, bilinçlendirmek, hatta panik ortamına mahal vermemek adına yetkiliklerle direk bağlantılar kurduk.
O ilk günlerde pek çok zaman riske girip sokaklarda insanların kural tanımazlığını cümle aleme duyurarak bir farkındalık oluşturmak, yetkililerin mesaisine katkıda bulunmak adına çaba sarf ettik.
İnsanlık ve Yozgat’ımız adına aynı düsturla yolumuza devam ediyoruz.
Geldiğimiz noktada bir kez daha şunu anladım; kuldan utanmayan Allah’tan da korkmuyor.
Allah’tan korkmayan için ise devreye devletin kuralları, yaptırımları hatta cezaları giriyor.
Ne garip değil mi, devlet vatandaşı için “Ne olur sağlıklı kal. Maske tak, mesafeye, temizliğe dikkat et” diye kendini yırtıyor.
Ama ne gariptir ki, vatandaş devletin uyarılarına da ayak diriyor, inat ediyor, kurallara uymama konusunda olabildiğince cüretkar ve rahat davranıyor.
Yozgat’ta geldiğimiz nokta da covid19 ile mücadelede öylesine olağan üstü bir çaba sarf ediliyor ki…
Buna rağmen inatla kurallara uymayan maskesi kolunda ya da burnunun altında gezen insanlar var.
Kuldan utanmıyor, Allah’tan korkmuyor ise devletin mevcudiyetine kalıyor iş.
Yozgat Valisi Ziya Polat yönetimindeki ekipler canla başla mücadelesini yürütürken bu süreçte harcanan emeği ve mücadeleyi görmezden gelenler maalesef devletin cezai müeyyidesi ile karşılaşmalı.
Artan vakalar, vefatlar ve giderek ailemizin içine kadar giren, hatta pek çoğunu hasta eden bir virüse karşı her şeye rağmen aynı cephede buluşamıyorsa, o insan yer yüzünde milletimiz için tek yegane güç olan devletin şefkat tokadı ile karşılaşmak zorundadır.
Bu süreçte ben hastalandım, eniştem hastalandı, halam ve eşi, dayımdan oluşan pek çok akrabam, çok yakın 2 arkadaşım, 3 mesai arkadaşım, çok sayıda dostum ve akrabası hastalandı.
Çok sevdiğim bir ağabeyim vefat etti….
Giderek peş peşe tanıdık vefatlarını haber alıyorum.
Sadece ben bunca acıyı yaşamışken virüsün neden olduğu acı halkası genişlerken inatla sürece balta vurmak isteyenler, yani kulundan utanmayan Allah’ından korkmayanlar, vebalin farkına varmayanlar devletin farkına varmalı.
Azıcık vicdan taşıyanlara da Allah rızası için el insaf diyorum başka da bir şey demek gelmiyor içimden.