Hafta sonu Çekerek programında iki vatandaş konuşuyor. Sohbet bir hayli derin ve demli.
Çekerek’teki görkemli ve bir o kadar Yozgatlılığı semaya yükselten etkinliklerin coşkusuna işaret ederek;
- Gardaşım alışmışız bir güce, diyor..
Diğeri;
- Dönüp bakıyorum son 50 yıla Ankara’da güçlü bir Yozgat nüfusu var. Bakan bizden, meclis başkanı bizden, enerji bakanı bizden, adalet bakanı bizden devletin iki numarası bizden…
Ve sohbet detaylanıyor;
- Bir zamanlar Lutfullah Kayalar’lar, Cemil Çiçek’ler vardı… diye dem vuruyor sohbeti.
Bugün de öyleyiz, güçlüyüz hakikatinden şekilleniyor sohbet.
Sohbet çayla kıvama gelirken; TESKOMB Başkanı Abdulkadir Akgül’den, Cumhurbaşkanlığı Kurul Üyesi Osman Coşkun’a… Bakıyorum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ertuğrul Soysal’a kadar her yerde Yozgatlı var. Cumhurbaşkanı Yardımcısı da Yozgatlı olunca sırtımız yere gelmez…
Yozgatlı, Ankara’daki gücünün farkında.
Bunun bir ayrıcalıktan ziyade güvence olduğunu da biliyor.
Biliyor bilmesine ama talep makamında doğru kanaldan, hedefe giden yoldan değil daha çok bireysellik ekseninden hareket ediyor -…gibi görünüyor.
Şimdi, diyeceksiniz ki Yozgatlı’nın bireysel talebi olmamalı mı?
Karadenizli, ,
Akdenizli,
Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanının bireysel talebi yok mu?
Sanırım mevzu vatandaşın bireysel talebinden ziyade, makamzadenin, Yozgat’ı temsil makamındakilerin şehri geneli yerine bireysel taleplerle Ankara’nın kapısını aşındırıyor olması.
Yani Yozgat adına istemesi gerekenlerin ‘hamili yakınıdır’ tarzından duruşları Yozgat’ın sadece bireysel taleplerle Ankara’nın kapısını çaldığı savını güçlü kılıyor.
Halbuki Yozgatlının talebi ile bir Trabzonlunun talebi arasında ne fark olabilir?
Diyarbakırlı özeli bir istekte bulunmuyor mu ki Yozgatlı özel istekleri üzerinden yaftalanıyor.
Bununla ilgili kıssadan hisse vardır, kimi Turgut Özal kimi Süleyman Demirel üzerinden anlatır mevzuu.
Hemen hatırlayalım:
- Heyetler, dönemin Cumhurbaşkanlığı makam kapısında bekliyordur. O dönemin Cumhurbaşkanı sözüm ona önce Yozgatlıyı alın içeri, zira Kayserili memleketi için ister Yozgatlı’nın talebi özeldir hemen söyler gider der.
Bu söylem üzerinden yerden yere vuruyor biraz da hak etmediği şekilde eleştiriyoruz Yozgatlılığı…
BENİM GURBET DOLU YÜREĞİM VAR!

Ankara’daki güce alışmış, onun güvencesini iliklerine kadar hisseden Yozgatlı, bir o kadar da göçün garibi olmuş.
Sınır kapılarından ülkemize son yılların rekor düzeyinde gurbetçi akını var.
Bakın büyük bölümü Yozgatlılar’dan oluşur.
Bireysel talepleri olan insanlar göçmek yerine şehirde kalıp devletin bahşettiği ile yetinmek istemez miydi?
Gurbet dolu yüreklere memleketleri Yozgat’tan selam gönderirken, Ankara’daki Yozgatlı gücüne de Yozgatlı’nın bireysel talepleri değil yönetenlerin bireysel taleplerinden korkun diyorum.