Kim derdi ki, gitmesek de gelmesek de ‘zaten bizim köyümüz’ mantığı ile baktığımız Çekerek, gidip gelinecek yollara sahip olacak.

Gökiniş’ten aşağı yol alırken içimizi kaplayan endişe yolculuğu yerine Çekerek Barajı ile muhteşem kokular saçan lavanta adası ile karşılayacak.

Kim derdi ki, çocuklarımız, hatta gençlerimiz ve hatta pek çoğumuz Yozgat’ın yürekleri yumuşatan Karadeniz sıcaklığına sahip Çekerek isimli bir ilçesinin olduğunu hatırlayacağız.

Görevlendirmelerde memurun gitmek istemediği, üzülerek söylüyorum sürgün yeri olarak gördüğü Çekerek, kendi içinde artık gülümseyen bir şehir olma yolunda büyük mesafeler katetti.

Çekerek özelinden konuşacağız gibi dursa da aslında ifadelerimiz Yozgat'ın bir aynası, Çekerek yansıması kıymetli hemşehrilerim.

Sadece şu hakikati dile getirmek bakımından da Çekerek özelinden vereceğimiz örneklemeler çok kıymetli; eğer bu şehrin Çekerek ilçesinde bir şeyler iyi gidiyorsa, taş üstüne taş konuluyorsa emin olun Yozgat’ın her yerinde güzel ve hayırlı işler hayat buluyor, taş üstüne taş değil proje üstüne projeler konuluyor demektir.

Yaşadığım şehrin ilçelerinden habersiz, hatta mahallelerini tanımayan, hatta ve hatta Yozgat’ın tarihi simgesi saat kulesini ömrünün çok az bölümünde görmüş insanların yaşadığı diyarın çocuğu olarak kaleme alıyorum bu satırları.

O yüzden Çekerek örneği, kendi içindeki yaşanmışlıkları, hayırlı gelişmeleri, gönüllere dokunan projeleri ile farklı bir atmosfer oluşturuyor Yozgat'ın yarınlarına.

Efendim, malumunuz olduğu üzere hafta sonu (16-17 Temmuz…) dolu dolu programlara ev sahipliği yaptı Çekerek.

Doğduğu topraklara vefalı devlet adamını Yozgat'a, Türkiye’ye hediye eden Çekerekliler doğal olarak bunun da karşılığını alıyor (şehrimizin her köşesinde olduğu gibi.)

Doğa ve Spor Festivali’ne ev sahipliği yapan Çekerek, adeta bir sahil şehri edası ile karşıladı misafirlerini.

Heyelanların olmadığı, dar geçitlerin yok edildiği, bölge insanının hak ettiği modern bir yoldan ulaştık Çekerek’e… E, atalar boşa dememiş ‘Yol medeniyettir’ diye…

Artık şehir kendi içinde modern yolları, kaldırımları, yenilenen kamu ve özel binalar, farkındalık oluşturan çehresi ile bakıyor insanlarına.

Üreten bir Çekerek modeli çıkmış kadınlı erkekli…

Çekerek Barajı, Bozkır’ın ortasında bir Karadeniz sıcaklığı katıyor misafirlerine. Maviliğinde sakladığı dünyanın en lezzetli balıklarını şimdilik hatırlatayım (Abartmıyorum, daha önce yapılan haberleri okuyun lütfen…) inşallah başka bir sohbetimizde detaylandırırız.

Çekerek, sadece Şato diye bilinen piknik ve mesire alanından ibaret olmadığını;

- Millet Bahçesi, Yapay Rafting Parkuru, Lavanta Adası, Bilim Merkezi ile daha net gösterdi bu festivalde.

Baraj manzarasına lavanta katmak isteyenler için harika bir hafta sonu oldu -ki ben de ailemle katıldım programa-

Çekerek özelinden konuşsak da burası bir ayna, asıl olan Yozgat dedik ya efendim…

İşte öyle iki günde sadece bakanlar, bakan yardımcıları değil, tüm ilçelerin belediye başkanları, kaymakamları, siyasetçileri, bürokratları katılırken, asıl püf nokta tüm ilçelerden, ve hatta Tokat’tan, Turhal’dan, Çorum’dan çok sayıda vatandaş, gurbetçi vatandaşlarımız akın akın geldiler programlara.

Türk Yıldızları gösterisi, akşamında konser programı, lavanta adası ziyareti ve rengarenk programlar…

Göreve geldiği ilk gün memleketi adına bir Kızıl Elma, hedef, vizyon, ülkü olarak koyduğu ‘Yerelden Kalkınma Modeli’ni de hatırlattı Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşehrimiz Sayın Fuat Oktay…

Ve, Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, programa görüntülü bağlanarak Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan 9 fabrikanın temellerinin atıldığını duyurdu canlı yayında.

Yerelden Kalkınma nedir sorusuna hala yanıt bulamayanlar varsa Boğazlıyan tek başına örnek!

Biraz soluklanalım isterseniz olmaz mı?

Yarın yine devam edelim konuya, Çekerek aynasından Yozgat’ı görmeye çalışalım en net hali ile bakalım daha neler neler çıkacak karşımıza…