Her şey vicdan başlayıp vicdan da bitiyor aslında.
Vicdanda başlamayan hiçbir oluşum adına ister profesyonellik deyin ister kurumsallaşma yürümüyor. Kurallar belki 100 yıl ayakta tutmaya yarıyor ama vicdan yoksunluğu size hayatınızın hiç beklemediğiniz hayal kırıklığını yaşatabiliyor.
Yiğit Alp Avşar.
SMA Hastası minik hemşerimiz.
Onun kaderi, dünyaya gelir gelmez amansız ve tedavisi maalesef Amerika’da olan bir hastalıkla karşılaşmakla başladı.
Onun da imtihanı bu şekildeydi, ailesinin imtihanını anlatmaya kelimelerim yetmiyor.
İzmir’de yaşıyor Avşar Ailesi.
Baba ocağından, memleketleri Yozgat’tan başladılar seslerini duyurmaya.
Onların sesi vicdanlara öylesine derinden temas etti ki, olmaz, imkansız, hayatta bu parayı toplayamayız desek de oldu, imkanlar oluştu ve o para toplandı.
Vicdanda başlayan merhamet yüklü kampanya Yozgatlılar’ı bir araya getirdi.
Doğruya doğru çok fazla bir araya gelen bir toplum değiliz.
Ama merhamet vicdanda yer buluyorsa Yozgatlı’nın gönlünde kısa sürede bir çıkar yetişiyor.
Bu kez çınar Yiğit Alp Avşar için büyüdü.
Şükürler olsun.
Bu işte her kimin emeği varsa, Zafer, Hanifi, Arzu, Fatma, Hüseyin, Sinan, Ayşe, Ahmet, Mustafa adı her ne ise.
Bu işe gönül vermiş, endişe etmiş, kaygı duymuş, vicdanının sesini dinlemiş her kim var ise, öylesine büyük bir birliktelikle öylesine büyük bir savaşı kazandılar ki.
Bundan sonra ki süreç tedavi ile alakalı.
Yani bu kez tıbben ne yapılacaksa yapılacak ama bu inanmışlık dua ile perçinlenecek.
İnşallah Yiğit Alp kardeşimiz yüzü gülerek, anne-babası ile memleketi Yozgat’a gelecek.
Gün gelecek onun vicdan dünyasında merhamet toprakları yeni çınarlar yeşertecek.
Yiğit Alp, Yozgatlı’nın gönlündeki yeni çınarların ta kendisi oldu.
Kardeşim bahtın, yolun açık olsun,
Mevla önce seni ailene, sonra da Yozgat’a bağışlasın.
Büyü, iyi bir insan ol emi…
Teşekkürler Yozgat,
Teşekkürler İnsanlık!