Gezsem De Dünyanın Dört Bucağını
İllaki Gözüme Yine Boş Gelir
(Vallahi Gözüme Yine Boş Gelir)
Gönül Arzu Eder Dostu Cananı
Sızlar Eski Yaram Gözden Yaş Gelir

Aşık Haşimi’nin bu dizelerine de yer verdi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, konuşmasında.
Bir yandan Büyük Türkiye, Kalkınma Hedefleri ve o hedefin temelinde yer alan 81 ilden bir tanesi olan Yozgat’tan dem vuruyor, bir yandan da her daim ileriyi işaret ediyordu.
Hollanda’da iş yapan bir girişimcinin memleketinde kazandığı paranın da özlemini çektiği bir olaydan bahsederken yukardaki dizeleri seslendirdi Oktay.
Bir şehrin topyekun kalkınması için kendi imkan ve kaynaklarının farkına varması gerektiğini özellikle vurguladı.
Yıllarca Yozgat’ın potansiyel yapısına dair bir fikrimiz oldu.
Evet Swot analizleri yapıldı, gelişim vizyonları belirlendi, toplantılar, paneller, çalıştaylar yapıldı.
Kağıt üzerinde Yozgat’ın yer altı ve yer üstü haritasını çıkaran profesyonel çalışmalar genellikle orada kaldı.
Uygulanabilirliği noktasında ortaya konulan irade ya sahipsiz kaldı ya da tıkalı damarın arkasında yol bulamadı.
O yüzdendir ki Yozgat’ın en uçtaki ilçesine gidin girişimciye ya da sokaktaki sıradan vatandaşa, hatta yöneticilerine sorun yaşadığı bölgenin potansiyeline dair sağlıklı bilgiler veremez.
Ne garip değil mi, ayaklarının altında kaynayan şifalı suların istenilen düzeyde turizme kazandırmamış, her ilçesinde farklı iklim özelliği bulunmasına rağmen;
Aydıncık-Çekerek havarisinde soğan yetiştiremeyen,
Şefaatli – Karanlı Dere’nin mis kokulu üzümlerine, lezzetli sebze ve meyvelerine hasret,
Tahıl ambarı Yerköy’ün toprakları öksüz,
Yeşil Çayıralan ormanlarına mahzun, bağları kurumuş,
……………
Devamını getirmek istemiyorum.
Zira amacım karanlık bir tablo çizmek değil.
Hepten umutsuz vaka değiliz ama bir sorunumuz var ki o tüm sorunların anası.
Onun adı Yozgat’ın girişimci beyinleri yetkili makam ve mercilerden yeterli desteği bulamıyor.
Bakın Kadışehri-Kabalı’nın hikayesine.
İnatçı bir mücadelenin, hatta devletin kendi içerisindeki mücadelesinin bir ürünü.
Türkiye’ye örnek olan proje yılar yıllar kovalarken neden diğer ilçelere örnek olmuyor.
Ya da kağıt üzerinde yazılı bir vesika olarak kalıyor.
Çocukluk yıllarıma bakıyorum, ailemin içinde bulunduğu durumu kendimce analiz etmeye çalışıyorum, şöyle bir şey çıkıyor karşıma; sahipsizlik.
Yozgat çocuğu ona yol gösterecek bir umut, bir kılavuz arıyor.
Bunun adı okulda öğretmen, mahallede muhtar, köyde ziraat mühendisi, camide hoca, kimi zaman belediye başkanı, yerine göre bilgisayar başındaki memur.
Sözü fazla uzattım yine, kısadan söyleyeyim; bu iş topyekun mücadele istiyor.
Dileğim, duam ve temennim Sayın Oktay’ın heyecanı hepimizin ortak paydası olur.
Sayın Oktay’ın da ifade ettiği gibi oyunda oynaşta olanların değil memleket adına umut besleyenlerin hikayesi.